Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, iki günlük Çin ziyaretini Çarşamba günü tamamladı. Ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump ile Suudi Arabistan’ın fiili lideri Veliaht Prens Muhammed bin Selman arasındaki ilişkilerde gözle görülür gerilimlerin yaşandığı bir döneme denk geldi.
Ziyaretin ayrıntıları
Prens Faysal, Salı günü Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ve Çin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Han Cıng ile bir araya geldi. Suudi Basın Ajansı’na göre, Vang Yi ile yapılan görüşmede "gerilimi düşürme, güvenlik ve istikrarı artırma çabalarının" yanı sıra enerji, sanayi, teknoloji ve tedarik zincirleri alanlarında ekonomik işbirliği ele alındı.
Han Cıng ile gerçekleştirilen toplantıda ise ekonomik ve yatırım bağlarının güçlendirilmesi konuşuldu.
Ekonomik dengeler değişiyor
Çin, son on yılda Suudi Arabistan’ın en büyük ticaret ortağı haline geldi. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında 107 milyar doları aştı. Pekin aynı zamanda Suudi ham petrolünün en büyük alıcısı konumunda; 2024’te 47,91 milyar dolar değerinde, 2025’te ise günde ortalama 1,4 milyon varil ham petrol satın aldı. Bu rakam Çin’in toplam ham petrol ithalatının yaklaşık yüzde 14’üne karşılık geliyor.
Washington ile gerilim
Ziyaret, ABD-Suudi ilişkilerinde İran savaşının ardından başlayan bozulmanın gölgesinde gerçekleşti. Mayıs ayında New York Times’ın haberine göre Riyad, Washington’a Hürmüz Boğazı’nda planlanan bir refakat operasyonu için belirli üs ve hava sahalarının kullanımını reddetti. Liderler arasındaki kişisel diyalog da soğudu: Muhammed bin Selman ile Trump arasındaki son bildirilen telefon görüşmesi 30 Mayıs’ta yapıldı. Trump’ın daha önce veliaht prens hakkında sarf ettiği kaba sözler ilişkilerdeki dalgalanmayı gözler önüne serdi.
Riyad ayrıca ABD’nin İsrail ile normalleşme baskılarına direndi, Trump’ın "Barış Kurulu" için taahhüt ettiği 1 milyar doları henüz ödemedi, LIV Golf’e verdiği mali desteği 2026 sezonunun ardından çekti ve Metropolitan Opera ile yapmayı planladığı fon anlaşmasından çekildi.
Pekin’in diplomatik ağırlığı
Eurasia Grubu Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Firas Maksad’a göre Suudi Arabistan’ın İran’a dair atacağı adımları değerlendirirken Pekin’e danışması doğal. Maksad, Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede, "Sonuçta Çin, İran üzerinde açık ara en fazla nüfuza sahip ülke ve 2023’te Suudi Arabistan ile İran arasındaki ilişkilerin normalleşmesinde kilit rol oynadı" dedi.
Maksad, Pekin’in Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinin İran’la yeni bir yol bulmasında diplomatik rol oynayabileceğini de sözlerine ekledi. Geçen hafta AFP’nin haberine göre Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ile İran arasında uzlaşı görüşmelerine ev sahipliği yapmayı planlıyor.
Güvenlik ve yatırım işbirliği
Diplomatik angajman, Riyad ile Pekin arasında giderek derinleşen ekonomik ve güvenlik işbirliğiyle paralel ilerliyor. Mart ayında Suudi Arabistan ile Çin’in, Cidde’de Wing Loong-3 savaş insansız hava araçlarının üretim hattı için 5 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladığı bildirildi. Ne Pekin ne de Riyad bu anlaşmayı kamuoyuna doğruladı.
Haziran ortasında Suudi Arabistan, Çinli kuruluşlarla Riyad ve Dammam’da toplam değeri 506 milyon doları aşan altı kalkınma ve konut projesi anlaşması ve mutabakat zaptı imzaladı.
İran’la savaşın ABD’nin bölgedeki güvenilirliğine kalıcı bir darbe vurduğu değerlendiriliyor. Riyad’ın Washington’u tamamen terk ettiği anlamına gelmese de, bölgesel güvenlik belirsizleştiğinde tek bir güce bağımlı kalmanın sağlam bir seçenek olmadığı yönündeki ders öne çıkıyor.