Muhyiddin Havlani, Suriye’nin Deraya ilçesinde 2012’de sivillerin öldürüldüğü, evlerin yağmalandığı ve çok sayıda kişinin kaybolduğu saldırıların ardından adalet talep etti. Yerel kayıtlarda olaylarda 512 kişinin hayatını kaybettiği, 250 kişinin kimliğinin belirlenemediği ve yaklaşık 200 kişinin akıbetinin öğrenilemediği belirtiliyor.
Deraya çevresindeki saldırılar günler sürdü
Havlani’nin anlatımına göre Deraya’ya girilmesinden birkaç gün önce Muddamiye’ye de saldırı düzenlendi ve burada çok sayıda kişi öldürüldü. Saldırıların başkent çevresindeki kontrolü koruma anlayışıyla yapıldığını söyleyen Havlani, silahlı unsurların bölgeden çıkarılmak istendiğini ve milislerin kullanıldığını ifade etti.
Deraya’nın bazı kesimlerine Suriye ordusuna bağlı birliklerin girdiğini, başka bölgelerde ise farklı silahlı grupların bulunduğunu belirten Havlani, sivillerin öldürüldüğünü ve evlerin yağmalandığını aktardı. Olayların tek bir günle sınırlı kalmadığını söyleyen Havlani, geceleri mahallelere girilerek aramalar yapıldığını ve insanların öldürüldüğünü anlattı.
Havlani, Sakka ailesinden 35 kişinin öldürüldüğünü anlattı
Havlani, Sakka ailesinin evine girildiğini ve dededen toruna kadar 35 kişinin öldürüldüğünü söyledi. Sokaklarda cesetler gördüğünü belirten tanık, yaşananlara müdahale edememenin kendisi için ağır bir deneyim olduğunu ve olayların boyutunun büyük bir şok yarattığını ifade etti.
Saldırılardan birkaç gün sonra yaklaşık 100 cesedin bulunduğu bir soğutucunun fırının yanına getirildiğini aktaran Havlani, cesetlerin kimliklerinin belirlenemediğini söyledi. Bir çocuğun öldürülmesine tanık olduğunu belirten Havlani, sivillerin uçaklardan açılan ateşten kaçmak için tarlalara, kanalizasyonlara ve kuyulara sığındığını anlattı.
Yaralılar çevrede saklanarak hayatta kaldı
Kendisi gibi yaralanan bazı kişilerin çevrede saklanarak hayatta kaldığını söyleyen Havlani, hayatını kaybeden bir arkadaşının annesinin her gece yanına geldiğini anlattı. Havlani, kadının yaralarını sardığını, ilaç ve yemek getirdiğini belirtti.
Havlani, saldırıların ardından gençlerin geceleri evlerden cesetleri çıkarıp camilerde topladığını aktardı. Kimlik tespiti yapılabilmesi için fotoğraf ve diğer kayıtların tutulmaya çalışıldığını belirten Havlani, yerel kayıtlarda 512 ölümün belgelenmesine rağmen 250 kişinin kimliğinin belirlenemediğini ve yaklaşık 200 kişinin kayıp olduğunu yineledi.
Tanık kayıpların akıbetinin açıklanmasını istedi
Arkadaşlarının ne cesetler arasında ne de tutukevlerinde bulunabildiğini söyleyen Havlani, kayıp kişilerin akıbetinin açıklanması çağrısı yaptı. Sorumluların işledikleri suçlara göre hesap vermesi gerektiğini belirten Havlani, cinayet, rapor hazırlama ve para karşılığı şantaj gibi eylemlerin ayrı ayrı değerlendirilmesini istedi.
Deraya’da yaşananların yalnızca geçmişte kalmış bir olay olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Havlani, adaletin sağlanmasının benzer olayların yeniden yaşanmasını önlemek açısından önem taşıdığını söyledi.