Benjamin Netanyahu'nun bu hafta New York'ta gerçekleştireceği ziyaret, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. Oturumundaki konuşmasıyla sınırlı ve kısa bir program olarak öne çıkıyor. İsrail Başbakanı'nın mevcut takviminde ABD Başkanı Donald Trump'la bir toplantı bulunmuyor.
İsrailli askeri istihbarat analisti ve eski subay Barak Seri, ziyareti "çok sıra dışı, çok kısa ve neredeyse görüşmelerden yoksun" sözleriyle değerlendirdi. Seri, Netanyahu'nun uluslararası alanda dışlandığını ve Trump'ın kendisiyle görüşmek istemediğini söyledi.
İsrail'in Washington'daki konumuna yönelik eleştiriler
Tel Aviv'de görev yapan eski ABD Büyükelçisi Dan Shapiro, İsrail'in ABD'deki konumunda "emsalsiz bir gerileme" yaşandığını savundu. Shapiro, Netanyahu'nun bu gerilemenin çözümünün parçası olmadığını ve düşüşün Trump'ın partisi Cumhuriyetçiler arasında bile daha önce görülmemiş bir seviyeye ulaştığını söyledi.
Shapiro, İsrail'de 27 Ekim'de yapılması planlanan seçimler öncesinde Trump'ın başka bir hükümetle çalışmanın daha kolay olabileceği sonucuna varabileceğini dile getirdi.
Eski futbol yıldızı ve eski Beitar Jerusalem Kulübü Başkanı Eli Ohana da İsrail'deki tablonun "ideal olmadığını" belirtti. Ohana, yurt dışında bulunduğu dönemde İsrailli kimliğini açıklamaktan kaçındığını, Yunanistan'da tatil yaparken de kimliğini gizlediğini söyledi. İsrail'in "anormal bir dönemden" geçtiğini ifade etti.
New York'taki program ve protesto beklentisi
Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. Oturumunda New York saatiyle 14.00'te konuşması planlanıyor. İsrail basınında, daha önce Netanyahu ile Trump arasında görüşme ayarlanması için girişimlerde bulunulduğu ancak mevcut programda ABD Başkanı ile toplantı yer almadığı aktarıldı.
Netanyahu'nun ziyareti sırasında New York'ta karşıtı protestolar düzenlenmesi bekleniyor. Protestoların, İsrail'in Gazze'deki savaşını ve işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere ve mülklerine yönelik saldırıları kınamayı amaçlaması öngörülüyor.
Gazze ve Batı Şeria'daki durum
Gazze'deki savaşta yaklaşık 74 bin Filistinlinin hayatını kaybettiği, 175 binden fazla kişinin de yaralandığı bildiriliyor. Hayatını kaybedenlerin ve yaralananların çoğunun çocuklar ile kadınlardan oluştuğu aktarılıyor.
Savaşın neden olduğu yıkım sonucunda Gazze'deki sivil altyapının yaklaşık yüzde 90'ının zarar gördüğü, yeniden imar maliyetinin yaklaşık 70 milyar dolar olarak hesaplandığı belirtiliyor. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere ve onların mülklerine yönelik saldırıların yoğunlaştığı ifade ediliyor.
Seçim takvimi ve Netanyahu hakkındaki davalar
İsrail'de genel seçimlerin 27 Ekim'de yapılması planlanıyor. Aralık 2022'nin sonundan bu yana hükümete başkanlık eden Netanyahu'nun liderliğindeki yönetim, İsrail tarihinin en sağcı hükümeti olarak tanımlanıyor.
Netanyahu, üç ayrı yolsuzluk dosyasında rüşvet, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla karşı karşıya. İsrail'de ve başka ülkelerdeki eleştirmenler, askeri operasyonları mahkeme duruşmalarını erteleyebilmek için uzattığını savunuyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, Kasım 2024'te Netanyahu hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlamalarla tutuklama emri çıkardı.