Güney Lübnan’daki zeytin üreticileri, saldırılar ve patlamamış mühimmat tehlikesi nedeniyle hem arazilerine ulaşmakta hem de hasat yapmakta zorlanıyor. Lübnan Tarım Bakanlığının 8 Mayıs 2026 tarihli raporunda, zeytin ağaçlarının bulunduğu yaklaşık 6 bin 600 hektarlık alanın zarar gördüğü belirtildi.
Mercayun ve Hasbaya ilçelerindeki sınır köylerinde yaşayan çiftçiler, tarlalarına girebilmek için gerekli izinleri bekliyor. Kefr Şuba beldesinde yaşayan çiftçi ve belediye üyesi Hüsnü Ganım, üç yıldır arazisine ulaşamadığını, bu nedenle zeytin ağaçlarının kuruyup bakımsız kaldığını söyledi.

Ganım, çiftçilerin Lübnan ordusu ve Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücüyle koordinasyon kurularak tarlalara güvenli şekilde götürülmeye hazır olduğunu belirtti. Üreticiler, güvenlik kontrolünün ardından belde girişinde bir araya gelerek arazilerine birlikte gitmeyi bekliyor.
Güvenlik riski hasadı erkene çekti
Yeni çatışmaların tarlalara erişimi yeniden kesebileceğinden endişe eden bazı çiftçiler, zeytinleri olgunlaşmadan toplamaya başladı. Bazı üreticiler hasadı normal dönemden 10 ila 20 gün önce yaptı; bu kararın arkasında yeni çatışma ve yeniden yerinden edilme ihtimali bulunuyor.
Çiftçi Muhammed Musa Hallavi, saldırı veya şarapnel nedeniyle zarar gören ağaçların yeniden ürün vermesinin uzun sürebileceğini ve bu nedenle üretim miktarlarının ciddi biçimde düştüğünü söyledi. Hallavi, patlamamış mühimmat ile misket bombası kalıntılarının çiftçilerin tarlalara girmesini engellediğini belirtti.
Ayn Cırfa beldesinde yaşayan çiftçi Teymur Amişe de zeytin veriminin azaldığını, üretim maliyetlerinin ise yükseldiğini söyledi. Amişe, zeytinyağı fiyatları artmasına rağmen elde edilen gelirin masrafları karşılamadığını belirtti.
Üretim zincirinin diğer halkaları da zarar gördü
Saldırıların etkisi zeytin ağaçlarıyla sınırlı kalmadı. Ürünün işlenmesini sağlayan fabrikalar, jeneratörler, makineler ve binalar da hasar aldı; bu durum mevsimlik işçilerin yanı sıra nakliye ve ticaret sektörünü de etkiledi.
Hayyam beldesinde çiftçilik yapan ve zeytin fabrikası işleten Abbas Muhammed Hıreys, üç zeytin fabrikasını, elektrik jeneratörlerini, ekipmanlarını ve üç katlı bir binayı kaybettiğini söyledi. Hıreys, tarımsal faaliyetleri ve diğer ekipmanlarındaki zararlar hesaba katılmadan kaybının 800 bin doların üzerinde olduğunu belirtti.
Ceviz, elma ve kiraz bahçeleri de tehdit altında
Arkub bölgesinde üretim kaybı zeytinle sınırlı değil. Bölgedeki eski belediye yetkililerinden Halid Nuriddin, çiftçilerin son üç veya dört yılda arazilerine ulaşamama, bombardıman ve silah ateşi nedeniyle ceviz, elma ve kiraz hasadından normal biçimde yararlanamadığını söyledi.
Üreticiler, arazilere güvenli erişim yollarını görüşmek için Arkub Belediyeler Birliği ve ilgili kurumlarla toplantı yapılmasını bekliyor. Bu görüşmelerin Lübnan ordusu ve uluslararası güçlerle koordinasyon içinde yürütülmesi planlanıyor.
Nebatiye ilçesine bağlı Batı Zutar beldesinde yaşayan ve bölgede "Ümmü Abd" adıyla tanınan Dinya, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ulaşabildiği alanlardaki zeytinleri topluyor. Dinya, şarapnel parçalarının çok sayıda dalı tahrip ettiğini, kuruyan dalları budadığını ve geriye kalan ürünleri toplamaya çalıştığını söyledi.
Furun ve Yater’de zeytinliklere giriş uyarısı
Furun ve Yater beldelerinde halk, misket bombası ve kara mayını bulunabileceği gerekçesiyle ilgili ve uzman kurumlara danışmadan zeytinliklere girmemeleri konusunda uyarıldı. Üreticiler, güvenlik kontrolü yapılmadan arazilere erişimin mümkün olmadığını belirtiyor.
Lübnan’da yaklaşık 13,5 milyon zeytin ağacı bulunuyor. Ülkenin yıllık zeytin üretimi 100 bin ila 200 bin ton arasında değişirken Güney Lübnan, ülke genelindeki zeytinliklerin yüzde 39’unu barındırıyor.

İsrail’in Lübnan’a yönelik 2 Mart’tan bu yana devam eden saldırılarına ilişkin 12 Ekim’de yayımlanan bilançoda 4 bin 389 kişinin hayatını kaybettiği, 12 bin 424 kişinin yaralandığı belirtildi.
26 Haziran’da Beyrut ile Tel Aviv arasında ABD arabuluculuğunda bir "çerçeve formül" üzerinde anlaşmaya varıldığı aktarıldı. Formül, İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini ve Lübnan ordusunun bu bölgelere konuşlanmasını öngörüyor.
Buna rağmen Güney Lübnan’a yönelik saldırıların sürdüğü ve İsrail’in bölgede, bazıları geçmiş yıllardan kalan alanlarda olmak üzere toprak bulundurmaya devam ettiği bildirildi.