Halep’teki küçük bir atölyede baba-kız, savaşın ve yılların zarar verdiği el dokuması halılara yeniden hayat veriyor. 51 yaşındaki halı ustası Ömer er-Ravas ile 17 yaşındaki kızı Meysem er-Ravas, bu çalışmayla hem ailelerden kalan değerli dokumaları koruyor hem de kentte nesilden nesile aktarılan zanaatı sürdürüyor.
Atölyeye getirilen halılar, yalnızca eskiyen ipliklerden oluşan eşyalar olarak değerlendirilmiyor. Bu dokumalar, ailelerin kişisel ve ortak geçmişlerinden izler taşıyor; onarım çalışmaları da söz konusu anıların korunmasına katkı sağlıyor.
İpliklerin taşıdığı hatıralar
Sanat eğitimi alan Meysem er-Ravas, babasından öğrendiği mesleğe duyduğu ilgiyle atölyede çalışmaya başladı. Meysem, Halep’te bu zanaatı sürdüren tek kadın usta olduğunu belirtiyor.
Genç ustanın onardığı ilk parçalardan biri, 120 yıllık ipek bir Aubusson halısıydı. Eski halıların onarımında en zor aşamalardan biri, dokumanın özgün renkleriyle bütünüyle örtüşen ipliği bulmak. Bu nedenle ustalar, asıl renge yaklaşmak için farklı renklerde yün iplikleri birbirine karıştırıyor.

Meysem, her dikişin halının sahibinin yaşadığı acılara temas ettiğini söyleyerek, "Onardığım her ilmekle insanların yaralarını sarıyorum" dedi.
Halep’in büyük acılar ve krizler yaşadığını ifade eden Meysem, onardığı halılarla insanların zihninde ve kalbinde olumlu bir iz bırakmayı amaçladığını söyledi. Ona göre her halı bir hatıra, her ilmek ise saklı bir anı taşıyor.
Meslek babadan kızına geçti
Ömer er-Ravas, 42 yıldır yaptığı halı onarımını ailesinden devraldığı bir miras olarak görüyor. Kızının sanat ve dokumaya ilgisini fark edince mesleğini ona öğretmeye karar veren usta, Meysem’le birlikte 150 ila 170 yıllık tarihi halılar üzerinde de çalışıyor.
El sanatları, geleneksel zanaatlar ve kültür alanında çalışan kişilerin mesleklerini sevmesi gerektiğini belirten Ömer er-Ravas, atölyede çalıştıkça bu işe bağlılığının arttığını söyledi.

Baba-kız, savaşta zarar gören halıların yanı sıra uygun olmayan koşullarda saklandığı için yıpranan dokumaları da onarıyor. Çalışmalar, halıların görünümünü geri kazandırmayı ve kullanım ömürlerini uzatmayı hedefliyor.
Ömer er-Ravas, savaş sırasında enkaza dönüşen halıları onarırken insanlığın ve yıkılan taş yapıların yeniden hayata döndüğünü hissettiklerini söyledi. Savaş yıllarının ardından evlerine dönen Halep sakinleri de ailelerinden kalan, zarar görmüş halıları yeniden kullanabilmek için atölyeye getiriyor.
Halılar İsviçre ve ABD’den Halep’e geliyor
Ravas ailesinin atölyesi, Suriye dışındaki müşterilere de hizmet veriyor. İsviçre ve ABD’den bazı müşteriler, tarihi halılarını onarım amacıyla özel olarak Halep’e getiriyor.
Meysem, geleneksel zanaatın kaybolmaması için bu sanatı gelecek kuşaklara akademik düzeyde öğretmeyi umuyor. Ömer er-Ravas ise onardıkları halılarla sahiplerinin anılarını yeniden canlandırmanın kendilerine büyük mutluluk verdiğini dile getirdi.