İsrail’in Filistin topraklarındaki varlığına ilişkin uluslararası değerlendirmelerin sürdüğü bir dönemde Başbakan Binyamin Netanyahu, Yahudilerin atalarının topraklarında "yabancı işgalciler" olmadığını söyledi. Netanyahu, cuma günü yayımladığı İngilizce video mesajında İsrail’in toprakları ele geçirdiği ve ahlaki konumunu kaybettiği yönündeki eleştirilere karşı çıktı.
Netanyahu, "Yahudi halkı, atalarının topraklarında yabancı işgalci değildir. Tarihimiz sömürgeci bir proje değildir" ifadelerini kullandı.
Yahudilerin bu topraklarla binlerce yıldır bağlantılı olduğunu savunan Netanyahu, "Toprağımız çalınmış bir toprak değildir. Burası bizim vatanımızdır; Yahuda olarak adlandırılır ve Yahudiler burada ortaya çıkmıştır" dedi.
İsrail Başbakanı, ülkesinin Endonezya’daki Hollanda sömürgeciliği veya Kongo’daki Belçika yönetimiyle karşılaştırılamayacağını belirterek "Biz Yahuda’daki Yahudileriz" diye konuştu.
Netanyahu ayrıca, "Yanılsamalar üzerine kurulan her barış, kaçınılmaz olarak Orta Doğu gerçekliğinin kayalıklarında parçalanacaktır" dedi. İsrail’in, tarihsel gerçekleri kabul etmeyen ya da İsrail’in var olma hakkını tanımayan kişileri memnun etmek amacıyla varlığını riske atmayacağını söyledi.

Obama’nın değerlendirmeleri
Eski ABD Başkanı Barack Obama, salı günü Kuzey İrlanda’daki Queen’s Üniversitesi tarafından kendisine fahri doktora verildiği sırada yaptığı konuşmada, İsrail’in kuruluşunda başkalarının topraklarını aldığını söylemişti.
Obama, İsraillilerin başkalarına ait toprakları ele geçirdiğini ve bu konuda aşırıya kaçtığını belirtmişti. Toprak sahiplerinin yaşananları adaletsizlik olarak görmesinin ve topraklarını geri istemesinin anlaşılabilir olduğunu ifade etmişti.
İsrail’in bölgedeki daha güçlü ve teknolojik açıdan daha gelişmiş taraf olması nedeniyle istediği her şeyi alabileceği ve hiçbir tarafa taviz vermeden güvenliğini sağlayabileceği anlayışının barışın geleceği hakkında soru işaretleri doğurduğunu söyleyen Obama, bu yaklaşımın kısa vadede işe yarayabileceğini belirtmişti.
Obama, böyle bir tutumun benimsenmesi halinde ahlaki konumun kaybedileceğini savunmuştu. Eski ABD Başkanı ayrıca Netanyahu hükümetinin bu yaklaşımı benimsediğini belirterek, 7 milyon Filistinlinin bulundukları yerlerde yaşamaya devam edeceğini kabul etmesi gerektiğini söylemişti.
Filistin toprakları ve yerleşimlere ilişkin kararlar
Birleşmiş Milletler, İsrail’in 1967’de işgal ettiği Filistin topraklarının, Doğu Kudüs dahil, İsrail işgali altında bulunduğunu belirtiyor.

Uluslararası Adalet Divanı, 19 Temmuz 2024’te yayımladığı danışma görüşünde İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesini hukuka aykırı buldu. Mahkeme, İsrail’den bu varlığını mümkün olan en kısa sürede sona erdirmesini istedi.
Divan ayrıca İsrail’in yeni yerleşim faaliyetlerini derhal durdurması ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki tüm yerleşimcileri bölgeden çıkarması gerektiğini bildirdi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de 2016’da kabul ettiği 2334 sayılı kararda, 1967’den beri işgal altında bulunan Filistin topraklarında ve Doğu Kudüs’te yerleşim kurulmasının hukuki geçerliliği olmadığını belirtti.
Kararda, yerleşimlerin uluslararası hukukun açık ihlali olduğu ve iki devletli çözüm ile adil, kalıcı ve kapsamlı barışın önündeki başlıca engellerden biri oluşturduğu ifade edildi.