OMSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, Orta Doğu'da yaşanan savaş ve gerilimlerin küresel ticareti güvenli liman arayışına ittiğini söyledi. Arıburnu, bu bağlamda Hürmüz Boğazı'nda yaşanan lojistik aksamaların Asya-Pasifik ülkelerini ürün sevkiyatı için yeni rotalar değerlendirmeye sevk ettiğini açıkladı.
Arıburnu, "Bugün Hürmüz, belki yarın Süveyş ya da Panama Kanalı. Bunlar da belli ülkelerin kontrolünde ve kapatıldığında ne olacağını düşünüyor ülkeler. Özellikle Asya-Pasifik'teki ülkeler, ürettikleri malların tüketim ülkelerine yollanmasında alternatif yollar aramaya başladılar" dedi.
Türkiye'nin lojistik koridorları öne çıkıyor
Türkiye'nin bu arayışa 2007'den itibaren hazırlandığını kaydeden Arıburnu, lojistik modlarının çeşitlendirildiğini ifade etti. Arıburnu, "Orta Koridor, Zengezur Koridoru, bugünlerde tekrar gündeme gelen Hicaz Demiryolu, bunların hepsi alternatif güzergahlar ve mod değişiklikleridir" diye konuştu.
Arıburnu, Türkiye'nin artık sadece bir geçiş yolu değil, bir lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini vurguladı. Dörtyol-Hassa Demir Yolu ve Otoyolu Tünelleri'nin bu dönüşümün somut örneği olduğunu belirten Arıburnu, Çin'den gelen yüklerin İskenderun Limanı'na ulaştırılarak Afrika'ya kadar taşınabileceğini aktardı.
Bölgenin en güvenilir ülkesi: Türkiye
Orta Doğu ve yakın coğrafyadaki istikrarsızlığa dikkat çeken Arıburnu, Türkiye'nin güçlü yapısı, savunma sanayisindeki atılımları ve Türk Silahlı Kuvvetleri sayesinde bölgenin en güvenilir ülkesi olduğunu söyledi.
Dünya ticaretinin en az yüzde 90'ının deniz yoluyla gerçekleştiğine işaret eden Arıburnu, OYAK Lojistik Grubu olarak limanlarda sürekli büyüme kaydettiklerini belirtti. OMSAN'ın Fas'taki Tanger Med limanında ilk konumlanan ve deposunu açan lojistik şirketi olduğunu vurgulayan Arıburnu, otomobil lojistiğinde Fas ve Afrika'da açık ara lider olduklarını kaydetti.
10 yılda iki kat büyüme öngörülüyor
Lojistik sektörünün büyümesini sürdürdüğünü belirten Arıburnu, 1 milyar doları aşan ticaret hacimlerinin gelecek 10 yıl içinde rahatlıkla iki katına çıkacağını öngördüklerini söyledi.
Arıburnu, en büyük riskin yatırımların zamanında tamamlanamaması ve nitelikli insan kaynağının başka ülkelere kayması olduğunu ifade etti. İstikrarlı yönetim ve akıllı yatırımlarla 10 yıl sonra Türkiye'nin sadece transit geçiş yolu değil; Avrupa, Kafkaslar, Türk Cumhuriyetleri, Asya-Pasifik ve Afrika'ya hizmet veren bir lojistik merkezi olacağını sözlerine ekledi.