Orta Doğu'da devam eden askeri gerilim, küresel piyasaların haftaya enflasyon kaygılarıyla başlamasına neden oldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'daki askeri kıyı gözetleme ve hava savunma tesisleri, deniz kuvvetleri ile füze ve insansız hava aracı depolama alanlarının vurulduğunu duyurdu.
İran tarafı ise ABD'nin yapımı devam eden Darhovin Nükleer Enerji Santrali'ni hedef aldığını öne sürerek bu saldırıyı 'tehlikeli bir girişim' olarak nitelendirdi. Bölgedeki kritik petrol sevkiyat güzergâhı Hürmüz Boğazı'nın savaş riski altında olması ve ticaret yollarına yönelik müdahale ihtimalleri, enerji fiyatlarında sert yükselişe yol açtı.
Petrol Fiyatlarındaki Yükseliş ve Piyasa Etkileri
Boğazda petrol tankerlerinin vurulduğuna dair haberler, küresel enerji arzı endişelerini körükleyerek fiyatları destekledi. Brent petrolün varil fiyatı 88,9 dolara yükselerek 12 Haziran'dan bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan tanker sayısındaki azalma dikkat çekti.
Çatışmaların şiddetlenerek kara harekâtına dönüşme ihtimali, piyasalardaki temel risk unsurlarından biri olarak görülüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran ile bu hafta ateşkes sağlanamaması halinde gerilimin tırmanmasına hazırlıklı olunması yönünde arabulucu ülkelere mesaj ilettiği iddiaları, jeopolitik risk algısını artırdı.

Fed Politikaları ve Enflasyon Endişeleri
Petrol fiyatlarındaki artışın tetiklediği enflasyon korkuları, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası beklentilerini şekillendiriyor. Para piyasalarında, Fed'in eylül ayında politika faizini 25 baz puan artıracağına ilişkin tahminler yüzde 70 oranında fiyatlanıyor. Bankanın önümüzdeki 12 ayda iki faiz artışı yapabileceği öngörülüyor.
Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, ısrarcı biçimde yüksek seyreden enflasyonun daha büyük bir endişe kaynağı olduğunu vurguladı. Hammack, 'Para politikası hedeflerimiz arasında bir çatışma yok. Enflasyon çok yüksek. İş gücü piyasası, benim için maksimum istihdam seviyesine oldukça yakın bir noktada' dedi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,55 seviyesinde seyrederken, dolar endeksi yüzde 0,1 gerileyerek 100,7'de işlem gördü. Altının ons fiyatı ise yüzde 0,2 değer kaybıyla 4 bin 10 dolara indi.
Avrupa ve Asya Piyasalarının Seyri
Avrupa'da endeks vadeli kontratlar haftaya karışık bir seyirle başladı. İngiltere'de Başbakan Andy Burnham'ın bugün ilk konuşmasını yapması beklenirken, ekonomi politikalarına dair sinyaller aranacak. Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) bu haftaki toplantısında faizleri sabit bırakması, eylül toplantısında ise faiz artışı yapması bekleniyor.
Asya piyasalarında Çin ve Hong Kong borsaları alıcılı seyrederken, Güney Kore'de Kospi endeksi negatif bir görünüm sergiledi. Teknoloji hisselerindeki düşüşler öne çıktı; SK Hynix yüzde 2,3, Samsung Electronics yüzde 4, LG Electronics yüzde 4,9 ve Hanmi Semicon yüzde 8,7 geriledi. Çin'de geliştirilen yapay zeka dil modellerinin düşük maliyetle yüksek performans sunabileceğinin ortaya çıkması, sektördeki yüksek değerlemelere ilişkin endişeleri canlı tuttu. Japonya'da piyasalar Denizcilik Günü nedeniyle kapalı olduğundan işlem hacmi düşük kaldı. Çin'de kredi faiz oranları sabit bırakıldı; 1 yıllık faiz yüzde 3, 5 yıllık faiz yüzde 3,5 olarak korundu. Kapanışa yakın Güney Kore'de Kospi yüzde 2,8 düşerken, Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,2, Hang Seng endeksi yüzde 2,2 yükseldi.
Yurt İçi Piyasalar ve Veri Takvimi
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi cuma gününü yüzde 1,90 kayıpla 13.981,05 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru 47,1750 seviyesinde işlem görüyor. Fitch Ratings, Türkiye'nin kredi notunu 'BB-' olarak teyit ederken, görünümünü 'durağan' olarak korudu.
Analistler, bugün yurt içinde TCMB piyasa katılımcıları anketi, uluslararası yatırım pozisyonu ve yurt dışı ÜFE verilerinin; yurt dışında ise Almanya ÜFE ve ABD öncü endeksinin takip edileceğini belirtti. BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puan destek, 14.100 ve 14.200 puan ise direnç seviyeleri olarak görülüyor.