İran devlet televizyonu, Hürmüz Boğazı'nda 6 geminin daha geri çevrildiğini bildirdi. Resmi kaynaklara dayandırılan habere göre, gemilerin Tahran tarafından onaylanmayan rotaları kullandığı ve deniz takip sistemlerini kapattığı iddia edildi.
İranlı yetkililer, deniz kuvvetlerinin uyarı ateşi açarak gemileri rotalarını değiştirmeye zorladığını öne sürdü. Ayrıca bir geminin belirtilmeyen bir 'olaya' karıştığı bildirildi. Hasar veya diğer sonuçlara ilişkin bağımsız bir doğrulama bulunmuyor.
Bu operasyon, İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nin son dönemde benzer açıklamalarının ardından geldi. İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferi düzenlemek için bu tür uygulamaların gerekli olduğunu savunuyor.
Pazartesi günü bildirilen müdahale, bir gün önce aynı su yolunda yine 6 geminin geri çevrildiğinin duyurulmasının hemen ardından yaşandı. Bu durum, İran'ın deniz yetki alanındaki iddialarını giderek daha sert bir şekilde uyguladığına işaret ediyor.
Öte yandan, son olaylar ABD ile İran arasındaki doğrudan askeri çatışmaların azaldığı bir döneme denk geldi. Associated Press'in (AP) haberine göre, yaklaşık iki hafta süren tırmanışın ardından her iki taraf da büyük saldırılara ara verdi. Bu durum, bölgesel arabulucular aracılığıyla diplomatik temasların yeniden canlanmasına zemin hazırladı.
Diplomatik çabalar kapsamında Umman ile yürütülen görüşmelerde Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliği ve seyrüsefer konuları ele alınıyor. İranlı yetkililer, Maskat ile seyrüsefer ve güvenli geçişe ilişkin müzakerelerin sürdüğünü açıklarken, ABD'li yetkililer de gerilimin yeniden tırmanmasını önlemek için çok sayıda diplomatik kanalın kullanıldığını belirtti.
Askeri operasyonlardaki azalmaya rağmen ticari deniz trafiği henüz normal seviyelere dönmedi. AP'nin aktardığı deniz izleme verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısı tipik hacimlerin altında seyrediyor. Küresel deniz yoluyla taşınan petrol ihracatının önemli bir kısmı bu dar su yolundan geçtiği için sınırlı aksamalar bile uluslararası enerji piyasalarını ve tedarik zincirlerini etkileyebiliyor.
İran'ın nükleer programı, Körfez'deki güvenlik düzenlemeleri ve seyrüsefer serbestisi gibi konular, bölgesel ve uluslararası aktörler arasındaki görüşmelerin ana gündem maddeleri olmaya devam ediyor. Son diplomatik temaslar ve ABD-İran arasındaki çatışmalara verilen ara, geniş çaplı bir çatışma korkusunu hafifletmiş olsa da, tekrarlanan gemi müdahale haberleri, dünyanın en yoğun enerji koridorlarından birini çevreleyen kırılgan güvenlik ortamını gözler önüne seriyor.
Şimdilik, bildirilen son operasyon İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz geçişlerini kendi prosedürlerine göre düzenleme kararlılığını pekiştirirken, denizcilik şirketleri ve bölge hükümetleri diplomatik çabaların Körfez'deki seyrüsefer için daha fazla istikrar sağlayıp sağlayamayacağını yakından izliyor.