İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi Ülkeler Parlamento Birliği (PUIC) 20. Konferansı'nda yaptığı konuşmada, İslamabad Mutabakatı'nın ABD'nin yenilgisini belgelediğini söyledi.
Galibaf, konuşmasında anlaşmanın diyalogun ancak karşı tarafın medeni bir ulusa iradesini dayatma girişiminden vazgeçtiğinde sonuç verdiğini gösterdiğini ifade etti. "İslamabad Mutabakatı baskı ve zorlamanın değil, cesur İran halkının direnişinin ve gücünün ürünüdür. Bu nedenle İslamabad mutabakatı ABD'nin yenilgi ilanı haline geldi" dedi.
40 Günlük Savaş ve Ağır Kayıplar
İran Meclis Başkanı, zirvenin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik büyük bir saldırının ardından gerçekleştiğini vurguladı. "ABD ve Siyonist rejim tarafından İran'a dayatılan 40 günlük savaş, suç teşkil eden bir eylemdi" ifadelerini kullandı.
Galibaf, bu savaşta İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney'in şehit düştüğünü, çok sayıda üst düzey askeri ve siyasi yetkilinin hayatını kaybettiğini ve çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 3 binden fazla İran vatandaşının yaşamını yitirdiğini açıkladı. Saldırılarda 30 binden fazla kişinin yaralandığını, sanayi, tıp, eğitim, enerji ve ulaşım altyapısının yanı sıra binlerce konut ve hizmet biriminin hedef alındığını belirtti.
Direnişin Bedeli ve Stratejik Hesaplar
İran silahlı kuvvetlerinin kararlılığının ve halkın direnişinin ABD'ye ve "sahte İsrail rejimine" ağır bedeller ödettiğini söyleyen Galibaf, "İmandan doğan bu direniş, düşmanın hedeflerine ulaşma umudunu kaybetmesine ve hem savaş alanında hem de müzakere masasında teslim olmaya zorlanmasına yol açtı" dedi.
Savaşın yalnızca askeri bir çatışma değil, bölgenin stratejik dengesini değiştirmeye yönelik koordineli bir girişim olduğunu savunan Galibaf, saldırının planlayıcılarının askeri baskı, abluka, psikolojik operasyonlar ve terör eylemleriyle İran'ı geri çekilmeye zorlayabileceklerine inandıklarını aktardı. Ancak yaşananların savaşın mimarlarının hesaplarının tam tersi olduğunu vurguladı: "İran ulusu, bağımsız uluslara irade dayatma döneminin sona erdiğini gösterdi ve dünya bu kararlılığa ve zafere hayran kaldı. "
Gelecek Vizyonu ve İşbirliği Çağrısı
Galibaf, İran'ın bölgenin geleceğini çatışmada değil etkileşimde, yok etmede değil bir arada yaşamada, ithal güvenlikte değil yerli ve ortak güvenlikte gördüğünü ifade etti. Karşılıklı saygı, iç işlerine karışmama, iyi komşuluk ve ortak çıkarlar temelinde tüm İslam ülkeleriyle işbirliğini genişletmeye hazır olduklarını belirtti.
İran'ın ortak ekonomik, ticari, mali, bilimsel ve kolektif güvenlik mekanizmaları oluşturmayı hedefleyen girişimleri desteklediğini söyleyen Meclis Başkanı, konferansa ev sahipliği yapan Azerbaycan halkına, parlamentosuna ve PUIC sekretaryasına Müslüman ulusların temsilcileri arasındaki diyaloğu kolaylaştırdıkları için teşekkür etti.
PUIC'in "Parlamentolar Arası İşbirliği Yoluyla İİT Üyesi Ülkelerde Sürdürülebilir ve Kapsayıcı Ekonomik Kalkınmayı Teşvik Etmek" temasıyla düzenlenen 20. Konferansı kapsamında Galibaf'ın, İslam ülkelerinden çok sayıda parlamento heyeti ve yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirmesi planlanıyor.