ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’ın “İsrail’le ilişkimizin değiştirilmesi” yönündeki sözleri, İsrail basınında endişeye yol açtı. İsrail basını, bu sözleri Cumhuriyetçi Parti’nin ara seçimlerdeki yenilgisinin ardından Tel Aviv’e yönelik geleneksel desteğin aşındığına işaret olarak değerlendirdi. Yedioth Ahronoth gazetesine bağlı Ynet sitesinde yazan Itamar Eichner, Vance’ın sözlerinin “her İsrailliyi ciddi biçimde endişelendirmesi gerektiğini” belirtti; Anadolu Ajansı da bu değerlendirmeyi aktardı.
Vance, 4 Kasım’da bir kamuoyu araştırmacısından, Demokratlara oy veren Trump seçmenlerinin geri dönmek için dört şart belirlediğini aktarmıştı: İran’la savaşın sona erdirilmesi, hayat pahalılığıyla mücadele edilmesi, “Önce Amerika” politikasının uygulanması ve İsrail’le ilişkinin değiştirilmesi. Trump, yardımcısının değerlendirmesini “büyük ölçüde doğru” olarak nitelendirmiş, ancak savaşa yeniden gireceğini belirtmişti.
Dört nedenden üçü İsrail’le ilgili
Eichner, Vance’ın dört faktörün üçünü doğrudan veya dolaylı olarak İsrail’le ilişkilendirdiğine dikkat çekti. Yazar, yıllardır muhafazakârlar, Evanjelikler ve Trump destekçileri arasında sabit bir dayanak olan İsrail’e desteğin, Cumhuriyetçi Parti içinde uzlaşı sağlayan bir mesele olmaktan çıkıp parti içi bölünmeleri derinleştiren bir dosyaya dönüşebileceğini savundu. Eichner ayrıca Vance’ın, Netanyahu’nun Trump’ı savaşa sürüklediği yönündeki ABD’de yaygınlaşan anlatıyı benimsediğini ifade etti.
Site, adını açıklamadığı İsrailli bir yetkilinin, seçim sonuçları ve Vance’ın açıklamalarının İran’a karşı savaşı “fiilen dondurduğunu” söylediğini aktardı. Yetkili, Trump’ın savaşı sona erdirme şartlarını hafifletmesinden ve İran’ın nükleer programını ele almadan yalnızca Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmakla yetinmesinden endişe edildiğini belirtti.

Danon: “İsrail’i suçlamak her zaman kolaydır”
Resmî düzeyde ise İsrail’in Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Danny Danon, i24NEWS kanalına verdiği röportajda ülkesinin savaş ve ABD’de enerji fiyatlarının yükselmesinden sorumlu tutulmasını reddetti. Danon, “İran’a saldırma kararı ABD’nin kararıydı, bizim kararımız değildi. ABD’nin çabalarını destekledik” dedi ve şöyle devam etti: “Her şey için İsrail’i suçlamak her zaman kolaydır, ancak mesele böyle değil.” Danon, Kongre’de İsrail karşıtı seslerin artmasının görevin “bizim için daha zor olacağı” anlamına geldiğini de kabul etti.
Kanalın Washington’daki başmuhabiri Mike Wagenheim ise savaşın, özellikle de akaryakıt fiyatlarındaki artışın, İsrail’i Cumhuriyetçiler nezdinde günah keçisi hâline getirebileceği uyarısında bulundu. Wagenheim, iki partinin desteğine dayanan ilişkinin “bir daha eskisi gibi olmayacağını” ve Vance’ın 2028’de başkanlığa ulaşmasının bu ilişkiye veda anlamına gelebileceğini savundu.
Daha eleştirel Kongre ve 2028 yarışı
Ynet, Demokratların dalgasının Kongre’ye İsrail’i sert biçimde eleştiren 10 yeni siyasetçi taşıdığına dikkat çekti. Bu siyasetçilerin çoğu İsrail’e askerî yardıma karşı çıkıyor. Öne çıkan isimler arasında Michigan Senatosu koltuğunu kazanan Abdul El-Sayed, Minnesota’dan Peggy Flanagan ve Maine’den Troy Jackson yer alıyor. Bu gelişme, Trump’ın İsrail’e yönelik yıllık askerî yardımı durdurduğunu açıklamasının ardından geldi.

2028 yarışıyla ilgili değerlendirmesinde Jerusalem Post’ta yazan Amichai Stein, Vance’ın söylemini İsrail’le ilişkinin yeniden değerlendirilmesini isteyen “yeni sağ”a uyarladığını belirtti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun adı ise alternatif olarak öne çıkıyor. Maariv gazetesi de eski Beyaz Saray sözcüsü Ari Fleischer’ın Vance’a verdiği şu yanıtı öne çıkardı: “Sorun İran’la savaş değildi, ateşkesti.”
Kaynaklar: Anadolu Ajansı, Ynet, i24NEWS, Jerusalem Post, Maariv. Fotoğraflar: ABD Başkan Yardımcılığı Ofisi / Wikimedia Commons (kamu malı, arşiv); Conlan Houston / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)