İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Givat Ze'ev yerleşimini resmen şehir statüsüne dönüştürdü. İsrail ordusunun Merkez Komutanlığı Komutanı Avi Balut, Pazar günü imzaladığı bir emirle bu dönüşümü onayladı.
Kudüs Valiliği, karara sert tepki göstererek bunun idari bir işlem olmadığını, aksine yerleşim projesini genişletmeye ve Kudüs çevresindeki Filistin toprağı üzerindeki kontrolü sağlamlaştırmaya yönelik sistematik İsrail politikasının bir parçası olduğunu bildirdi.
Valilikten yapılan açıklamada, şehir statüsünün idari yetkilerin genişletilmesi, hükümet bütçelerinin artırılması ve inşaat süreçlerinin hızlandırılması anlamına geldiği vurgulandı. Bu durumun yeni yerleşim mahalleleri kurulmasına, altyapının geliştirilmesine ve daha fazla yerleşimcinin bölgeye çekilmesine olanak tanıyacağı belirtildi.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, özel Kanal 7 televizyonuna yaptığı açıklamada, bu adımın yerleşimi güçlendirmeyi ve bir Filistin devletinin kurulmasını engellemeyi hedeflediğini söyledi.
Kudüs Valiliği, stratejik konumdaki Givat Ze'ev'in Kudüs'ü çevreleyen yerleşim halkasının önemli bir parçası olduğuna işaret etti. Yerleşimin, Kudüs'ün kuzeyindeki yerleşim blokları arasındaki bağlantıyı güçlendirerek Kudüs ile Ramallah arasındaki Filistin coğrafi bütünlüğünü olumsuz etkilediği ve kentin Filistin uzantısından izole edilmesini derinleştirdiği kaydedildi.
Valilik, kararın yerleşimleri genişletme, inşaat planlarının onayını hızlandırma ve kaçak karakolları yasallaştırma gibi bir dizi İsrail uygulamasının parçası olduğunu ve sahada yeni oldubittiler yaratmayı hedefleyen bir politikanın ürünü olduğunu ifade etti.
Açıklamada, Doğu Kudüs de dahil işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan tüm yerleşimlerin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararları uyarınca gayrimeşru olduğu, bunları güçlendirmeye yönelik her türlü girişimin uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiği vurgulandı.
Birleşmiş Milletler ve dünya ülkelerinin büyük çoğunluğu, işgal altındaki Filistin topraklarında kurulan İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı kabul ediyor ve iki devletli çözüm şansını baltaladığı görüşünü taşıyor.
İsrail merkezli barış örgütü Peace Now'ın verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 500 bin, Doğu Kudüs'teki yerleşimlerde ise yaklaşık 250 bin yerleşimci bulunuyor.
Filistinliler, İsrail'in bu tür adımları, yerleşimi genişletme ve topraklara el koyma yoluyla sahada oldubittiler yaratarak bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını engellemeye yönelik hızlandırılmış bir politikanın parçası olarak değerlendiriyor.