İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'nın El-Halil kentinde bulunan Mescid-i İbrahimi'de yeni bir mimari değişikliğe gitti. Mescidin avlusuna demir çatı inşasına başlanırken, bölgeye vinçler ve demir konstrüksiyon getirildi. Ezanın okunması da engelleniyor.
Sahn-ı Haram Kapatılıyor
Saha kaynakları, İsrail makamlarının mescidin "Sahn-ı Haram" olarak bilinen açık alanı üzerine demir bir çatı inşa etmeye başladığını bildirdi. Bu adım, El-Halil Belediyesi ve Filistin Vakıflar İdaresi'nde endişeye yol açtı. Yetkililer, İsrail'in Filistinli kurumların yetkilerini ortadan kaldırarak mescidin yönetimini ele geçirmeyi ve çevredeki yerleşim birimlerini genişletmeyi hedeflediğini düşünüyor.
Belediyeden Sert Uyarı
El-Halil Belediye Başkanı Yusuf el-Cabari, daha önce uyardıkları yetki gasbının şimdi sahada uygulandığını söyledi. Cabari, "Sahn-ı Haram'ın kapatılmasıyla mescidin İslami mimari dokusu siliniyor, vakıfların ve belediyenin yetkileri çiğneniyor. Bunun amacı yerleşim birimlerini büyütmek" dedi.
Yapısal Risk Uyarısı
El-Halil İmar Komitesi Hukuk Departmanı Başkanı Tevfik Cahşan ise projenin inşai etkilerine dikkat çekti. Cahşan, açık alanın tarihi yapı için doğal havalandırma sağladığını, kapatılması halinde duvarlarda nem birikimi ve taşlarda aşınma meydana geleceğini, bunun da mescidin bazı bölümlerini tehdit edecek çatlaklara yol açabileceğini belirtti.
Adım Adım Gelen Plan
Bu mimari müdahale sürpriz olmadı. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotriç'in himayesinde aylardır süren kademeli bir planın son aşaması olarak değerlendiriliyor.
Ocak ayında, İsrail ordusuna bağlı Sivil Yönetim bünyesindeki Yüksek Planlama Konseyi, mescitle ilgili planlama yetkilerini El-Halil Belediyesi'nden aldı. Bu hamle, belediyenin tekrarlanan İsrail taleplerini reddetmesinin ardından çatı projesine ruhsat verilmesini kolaylaştırmak için yapıldı.
Şubat ayında, Bakanlar Kurulu'nun güvenlik ve siyasi işlerden sorumlu alt komitesi (Kabine), Batı Şeria'da Filistinlilere ait arazilerin satışını yasaklayan Ürdün yasasını iptal eden ve inşaat ruhsatı yetkilerini belediyeden Sivil Yönetim'e devreden kararları onayladı.
Haziran ortasında Smotriç, sivil planlama ve inşaat maddelerinin iptal edildiğini, sorumluluğun tamamen İsrail tarafına geçtiğini duyurdu. 23 Haziran'da iş makineleri Sahn-ı Haram'daki tarihi gölgeliği sökerek demir çatıya hazırlık yapmaya başladı.
1997 Halil Protokolü Çiğneniyor
Mevcut adımlar, 17 Ocak 1997'de Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasında Oslo düzenlemeleri kapsamında imzalanan Halil Protokolü ile belirlenen hukuki ve siyasi çerçeveyi değiştiriyor. Anlaşma, kenti Filistin kontrolündeki H1 ve İsrail güvenlik kontrolündeki H2 olarak ikiye ayırmıştı. H2 bölgesi eski şehir, Mescid-i İbrahimi ve yerleşim alanlarını kapsamasına rağmen, protokol açıkça inşaat, planlama, altyapı, su, elektrik ve kamu hizmetleri dahil sivil yetkilerin Filistinli El-Halil Belediyesi'nde kalacağını hükme bağlamıştı.
İsrail'in şimdiki kararı tam da bu maddeyi hedef alıyor. Nitekim, Filistin onayı olmadan, "Beit Romano" yerleşim birimi yakınında yaklaşık 1000 metrekarelik "Shavei Hevron" dini okulunun inşasına onay verildi. Filistinli yetkililer bunu, ulusal kurumların rolünü azaltma ve 2017'den beri UNESCO'nun Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Mescid-i İbrahimi'ndeki mevcut statüyü değiştirme girişimi olarak görüyor.
Krizin Kökleri 1994'e Dayanıyor
Bu mimari uygulamanın kökleri, Şubat 1994'te Mescid-i İbrahimi'nde yaşanan olaylara dayanıyor. Bir yerleşimcinin mescit içinde ateş açması sonucu 29 kişi hayatını kaybetmiş, onlarca kişi yaralanmıştı. Olayın ardından kurulan İsrail Şamgar Komisyonu, mescidin zaman ve mekan olarak bölünmesini ve eski şehrin 120'den fazla askeri kontrol noktası ve bariyerle çevrilmesini öngörmüştü.
Temmuz 2025'te İsrail makamları, Mescid-i İbrahimi üzerindeki planlama ve idari yetkileri El-Halil Belediyesi'nden alarak Kiryat Arba yerleşim biriminin dini konseyine devretti. Bu karar, mevcut mimari değişikliklerin ve belediye onayı olmadan inşaat yapılmasının önünü açtı, nihayetinde demir çatı uygulamasına gelindi.
Gözlemciler, mescit çevresindeki askeri kontrol noktaları ve elektronik kapılardaki kısıtlamaların sertleştirilmesinin, ibadet edenlerin erişimini sınırlandırmayı ve onları tecrit etmeyi amaçladığını, böylece İsrail'in El-Halil'in kalbindeki yerleşim projesi lehine kutsal mekan üzerinde tam hakimiyet kurmaya çalıştığını belirtiyor.