Elazığlı işadamı Saeed Ali Bayrak, babasından miras kalan ve İsviçre'deki Credit Suisse Bankası'nda saklanan altı ton altını geri almak için 31 yıldır hukuki mücadele veriyor. Bayrak ailesinin, şu anda değeri 2 milyar dolardan fazla olan bu serveti geri almak için 60'tan fazla avukatla davayı takip ettiği iddia ediliyor. Banka ise "zamanaşımı" ve "paranın kaynağının kanıtlanması" gibi gerekçelerle tutumunu savunuyor.
Durum, Bayrak altı ton altını Türkiye'ye geri getirmek istediğinde daha da karmaşık hale geldi.
"Türkiye Gazetesi"nin 2005 yılında yayımladığı bir rapora göre, ciddi bir hastalık geçiren Bayrak'ın annesi, hastane odasından oğluna İsviçre'de güvenli bir kasa olduğunu ve orada mallarının saklandığını söyledi. Bayrak, Zürih'e gidip banka yetkilileriyle görüştü ancak altı ton altını Türkiye'ye geri getirmek istediğinde işler karmaşıklaştı.
İsviçre, altının ülke dışına çıkarılmasına izin vermedi ve Saeed Ali Bayrak ile ailesine burada yerleşme fırsatı sundu. Ancak Bayrak bu teklifi reddetti ve altını Türkiye'ye getirmek istediğini belirtti.
Durum, hukuki ve diplomatik bir krize dönüştü.
İsviçre büyükelçisi, Bayrak ailesiyle görüşmek üzere Elazığ'a gitti. Osmanlı dönemine ait mücevherlerle dolu altı büyük kutu, beş parçalık takımlar ve altın kemerler içeren bu süreç, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanlarına kadar ulaştı.
Şu anda değeri 2 milyar dolardan fazla.
Bayrak ailesi, bugün değeri 2 milyar dolardan fazla olan altı ton altını geri almak için 60'tan fazla avukatla hukuki mücadelesine devam ediyor. Credit Suisse Bankası'nın "zamanaşımı" ve "kaynak kanıtı" gibi bahanelerle durumu savunduğu iddia ediliyor. Ancak Türkiye'deki Varlık Barışı Kanunu, kaynağı ne olursa olsun yurt dışındaki varlıkların belirli şartlar altında ülkeye getirilmesine ve vergi avantajlarıyla sisteme dahil edilmesine izin veriyor.