Katar ile Fransa, İran dosyasında diplomatik çözüm çağrısı yaparken Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğünün herhangi bir kısıtlama veya ücret olmadan yeniden sağlanmasını istedi. Ortak bildiride ayrıca Gazze'deki ateşkesin uygulanması, İsrail güçlerinin çekilmesi ve Batı Şeria'nın ilhakına karşı çıkıldığı belirtildi.
Açıklama, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un salı ve çarşamba günleri Doha'ya gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde yayımlandı.
İran için diplomatik çözüm çağrısı
Ortak bildiride Katar ve Fransa, İran'ın bölge ülkelerine yönelik askeri saldırılarını uluslararası hukukun ciddi ihlali olarak tanımladı. İki ülke, İran'ın oluşturduğu tehditlerin kalıcı biçimde ele alınmasını sağlayacak diplomatik çözüm girişimlerine uzun vadeli destek vereceklerini açıkladı.
İran'ın nükleer programının yalnızca barışçıl amaç taşıdığının doğrulanmasının güvence altına alınması gerektiği kaydedildi. Katar ve Fransa, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün kısıtlama ve ücret olmaksızın yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.
Gazze'de ateşkes ve Batı Şeria
Katar ve Fransa, İsrail'le yan yana barış ve güvenlik içinde yaşayacak bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngören iki devletli çözüm için desteklerini yineledi. İki ülke, Batı Şeria'nın ilhakına karşı olduklarını belirterek İsrail'in yerleşim politikasının ve yerleşimci şiddetinin sona erdirilmesini istedi.
Bildiride, Gazze'de Ekim 2025'te başlayan ateşkesin uygulanması ve İsrail güçlerinin üzerinde uzlaşılan düzenlemeler uyarınca çekilmesi gerektiği ifade edildi. İnsani yardımların bölge halkına hızlı, güvenli, engelsiz ve koşulsuz şekilde ulaştırılması çağrısı da yapıldı.
Lübnan ve bölgesel dosyalar
İki ülke, Lübnan'ın istikrarı ve egemenliğine destek verme taahhütlerini yineledi. Katar ve Fransa, Lübnan, İsrail ve ABD arasında haziran ayında imzalanan üçlü çerçeve anlaşmasının tüm taraflarca eksiksiz uygulanmasını desteklediğini bildirdi.
Ortak bildiride, söz konusu anlaşmanın Lübnan makamlarının ülkenin tamamındaki egemenliğini yeniden tesis etmesine, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına ve İsrail güçlerinin Lübnan'dan tamamen çekilmesine zemin hazırlaması gerektiği belirtildi. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü'nün görev süresinin yıl sonunda sona ermesinin Lübnan ve bölgenin istikrarını bozacak bir güvenlik boşluğu oluşturmaması gerektiği kaydedildi.

Katar ve Fransa, Libya, Suriye, Sudan, Afrika Boynuzu, Büyük Göller bölgesi ve Yemen'de istikrarı desteklemeyi sürdüreceklerini açıkladı. İki ülke, Birleşmiş Milletler öncülüğündeki siyasi süreçlere ve Ukrayna'da adil ve kalıcı barış sağlanması yönündeki çabalara da destek verdi.
Suriye konusunda ise Katar ve Fransa, Suriye makamlarıyla yakın iş birliği içinde istikrar ve ekonomik toparlanmaya katkı sağlayacak projelere destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Fransa ve Katar savunma iş birliğini genişletecek
Katar ve Fransa, kara kuvvetleri arasındaki iş birliği de dahil olmak üzere askeri ortaklığın kapsamını genişletme ve savunma kapasitelerini güçlendirme konusunda anlaşmaya vardı. Bu adım, iki ülke arasındaki askeri ortaklıkta yeni bir dönem olarak nitelendirildi.
Katar kara kuvvetlerinin modernizasyonu için KNDS France ve John Cockerill Defence şirketlerinin seçilmesine yönelik bir niyet mektubu imzalandı. Tarafların kalan müzakereleri kısa süre içinde tamamlamayı hedeflediği açıklandı.
Katar, hava savunma kapasitesinin konuşlandırılmasından memnuniyet duyduğunu ve bu alandaki iş birliğini sürdürmek istediğini belirtti. Katar ve Fransa tarafından kullanılan Rafale uçaklarının, hava kuvvetleri arasındaki iş birliği ve birlikte çalışabilirlik bakımından temel unsurlardan biri olmayı sürdüreceği bildirildi.
İki ülke, Katar hava kuvvetlerinin artan tehditlere karşı kapasitesinin geliştirilmesiyle iş birliğinin daha da güçleneceğini açıkladı. Geçen yıl radar sistemleri ve iletişim uydularına ilişkin imzalanan sözleşmeler de savunma ve güvenlik alanındaki ilerlemeler arasında gösterildi.
Macron'un Körfez turu
Fransa Cumhurbaşkanlığı, Macron'un 19-21 Ekim tarihlerinde Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Katar'ı ziyaret edeceğini duyurmuştu. Ziyaretlerin, bölge liderleriyle Hürmüz Boğazı'nda istikrarın ve seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması konusunda görüşmeler yapmak amacıyla gerçekleştirileceği bildirilmişti.
Macron çarşamba günü Suudi Arabistan'a da ulaştı. Ancak Fransa Cumhurbaşkanlığının tur programına ilişkin açıklamasında Riyad'a yer verilmedi. Ziyaret, ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmanın başlamasından yaklaşık sekiz ay sonra yapıldı.
28 Şubat'ta başlayan çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığında aksaklıklar yaşandığı bildirildi. ABD ve İran haziran ayında bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Ancak Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü ve güvenliğinin sağlanmasına ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle görüşmeler daha sonra kesildi.