İskenderiye’de kayaya oyulan Kom eş-Şukafe mezarları, yaklaşık iki bin yıl önce inşa edilen üç katlı yapısıyla Mısır’ın önemli arkeolojik alanları arasında bulunuyor. Ziyaretçiler, yerin 10 metreden fazla altına uzanan spiral merdivenlerden geçerek mezarlara ulaşıyor.
Mısır ve Roma izlerini taşıyor
İkinci yüzyıla tarihlenen mezarlarda Mısır ile Roma uygarlıklarının sanat anlayışı aynı yapıda birleşiyor. Geniş salonlar, mezar odaları, kabartmalar ve süslemeler, dönemin ölüm ve ölümsüzlük düşüncesinin mimari ile sanat eserlerine yansımasını ortaya koyuyor.
Kom eş-Şukafe, yer altına açılan mezar ve geçitlerden oluşan katakombların önemli örneklerinden biri kabul ediliyor. Üç kat spiral merdivenlerle birbirine bağlanırken basamaklar alt bölümlerde daha yüksek, yüzeye yaklaştıkça daha alçak bir yapıya sahip.

Çömlek parçaları alana adını verdi
Kom eş-Şukafe adı, çevrede zamanla biriken çok sayıdaki çömlek parçasından geliyor. Roma dönemindeki cenaze törenlerinde kullanılan kapların kalıntıları ziyaretçiler tarafından bırakıldı ve bu parçalar bölgede yığıldı.
Alan ilk olarak İskenderiye’de yaşayan varlıklı bir Roma ailesine mensup kent ileri geleni için hazırlanmış özel bir mezarlık olarak kullanıldı. Definlerin özellikle üçüncü ve dördüncü yüzyıllarda azalmasının ardından genel kullanıma açılan mezarlar, dördüncü yüzyılın sonlarına kadar kullanılmayı sürdürdü.

Yeraltı suyu sorunu çözüldü
Yüzyıllar boyunca toprağın altında kalan mezarlar 1900’de tesadüfen keşfedildi. Keşfin ardından özellikle alt katlarda yükselen yeraltı suyu, alanın korunması açısından ciddi bir sorun oluşturdu.
Çalışmaları Mayıs 2016’da başlayan proje, yeraltı su seviyesinin düşürülmesini amaçladı. Dönemin Mısır Eski Eserler Bakanı Halid el-Anani, yeraltı suyunun mezarın bir duvar bölümünde yaklaşık 2 santimetrelik çökmeye yol açtığını ve sorunun alanın keşfinden bu yana sürdüğünü açıkladı.
Mısır Eski Eserler Bakanlığı, projenin Mart 2019’da tamamlandığını duyurdu. O dönemde 5,7 milyon dolara mal olan çalışma sayesinde, alanın keşfinden bu yana ilk kez en alt kat kuru şekilde ziyaretçilere açıldı.

Tarih modern teknolojilerle anlatılabilir
Mısır’daki başarkeolog Mecdi Şakir, Kom eş-Şukafe’yi İskenderiye’de Mısır, Yunan ve Roma sanatının özelliklerini bir araya getiren en önemli bütünleşik tarihi mezarlardan biri olarak nitelendiriyor. Şakir, kayaya oyulmuş çok katlı yapıdaki spiral merdivenlerin, ziyaret salonlarının ve cenaze yemekleri için kullanılan alanların kendine özgü bir mimari düzen oluşturduğunu belirtiyor.
Şakir, mezarların daha geniş kitlelere tanıtılması için etkileşimli üç boyutlu ışıklandırma, ses ve müzik gösterileriyle yapay zekâ teknolojilerinden yararlanılmasını öneriyor. Ona göre bu yöntemler, mezarların keşfini ve yaklaşık iki bin yıllık tarihini ziyaretçilere daha etkileyici biçimde aktarabilir.