İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 27 Ekim'de yapılması planlanan genel seçimler yaklaşırken ülkesine yönelik dış saldırı hazırlığı bulunduğuna işaret eden belirtiler olduğunu söyledi. Netanyahu bu açıklamayı, kamuoyu yoklamalarında desteğinin gerilediği bir dönemde yaptı.
Tel Nof Hava Üssü'nde konuşan Netanyahu, açıklamasını X hesabından da yayımladı. Herhangi bir ülke ya da grubun adını vermeyen İsrail Başbakanı, dışarıdan gelen bir tehdit bulunduğunu savundu.
Netanyahu, son haftalarda Gazze Şeridi'nde 100'den fazla Filistinlinin öldürüldüğünü söyledi. Saldırıların Gazze ile sınırlı kalmadığını belirten Netanyahu, Lübnan'da da faaliyet yürüttüklerini ve Ali et-Tahir sırtında saldırılar gerçekleştirdiklerini ifade etti.
İsrail Başbakanı, saldırılar sırasında önemli başarılar elde ettiklerini ileri sürdü. Üzerlerindeki yoğun baskının İsrail'i geri çekilmeye ve kazanımlardan vazgeçmeye zorladığını söyleyen Netanyahu, buna izin vermeyeceğini belirtti.
Muhalefet Netanyahu'nun sözlerini siyasi manevra olarak niteledi
İsrail muhalefeti, Netanyahu'nun dış saldırı tehdidine ilişkin açıklamasını seçim sürecini etkilemeye dönük siyasi bir hamle olarak değerlendirdi.

Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot, gerçek güvenlik tehditleri doğrulanması halinde muhalefet lideri ve Gelecek Var Partisi Başkanı Yair Lapid'in derhal bilgilendirilmesini istedi. Netanyahu'nun yerine geçmesi en muhtemel aday olarak gösterilen Eisenkot, bu adımın ortada gerçek ve somut bir tehdit mi yoksa seçim sürecini sekteye uğratma amacı taşıyan bir açıklama mı bulunduğunu göstereceğini söyledi.
Demokratlar Partisi Başkanı Yair Golan da güvenlik tehditleri gerçekten mevcutsa Netanyahu'nun bunları ana muhalefet liderine açıklaması ve kamuoyuna hesap vermesi gerektiğini belirtti. Golan, Netanyahu'nun seçimi kaybetmekten korktuğunu savunarak İsrail'in güvenliğinin seçimleri sabote etmek için kullanılmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Gelecek Var Partisi Başkanı Lapid ise Netanyahu'nun daha önce istihbarat uyarılarını ciddiye almadığını, seçimler yaklaşınca bu uyarılara birden önem vermeye başladığını ifade etti.
Likud için 18 sandalye öngörüldü
Maariv gazetesinin 25 Eylül'de yayımladığı kamuoyu yoklaması, 27 Ekim seçimleri öncesinde Netanyahu'nun Likud partisinin parlamentodaki sandalye sayısının gerilediğini ortaya koydu.

Ankette Likud için 18 sandalye öngörülürken, bu sayı 8 Eylül tarihli ankette 20, 11 Eylül tarihli ankette ise 19 olarak hesaplanmıştı. Aynı çalışmaya göre Netanyahu bloğu 49 sandalyeye gerilerken muhalefetin sandalye sayısı 55'e yükseldi.
Muhalefet seçim için üç ortak çalışma grubu kurdu
İsrail'deki muhalefet partileri, 27 Ekim seçimlerinde Netanyahu'yu iktidardan uzaklaştırmak ve "Siyonist hükümet" kurmak hedefiyle üç ortak çalışma grubu oluşturdu.
Partilerin ortak açıklamasında grupların; seçim zaferi için iş birliğini güçlendirmek, seçim hazırlıklarını eş güdümlü yürütmek ve ülkenin çıkarları doğrultusunda çalışacak bir hükümetin temellerini oluşturmak amacıyla kurulduğu belirtildi.
Açıklamada, İsrail vatandaşlarının ülkenin gelecek yıllardaki yönünü belirlemek için sandık başına gideceği ifade edildi. Seçimlerin uzun süredir devam eden iç kutuplaşma, yalanlar, başarısızlıklar ve güven kaybı ortamında yapılacağı savunuldu.

Çalışma grupları, 26 Eylül'de gerçekleştirilen toplantının ardından kuruldu. Gruplarla muhalefet partileri arasındaki iş birliğinin ve seçim hazırlıklarının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Lapid ve muhalefet liderleri hükümet değişikliği için birleşti
Gelecek Var Partisi Başkanı Lapid, eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett ile birlikte "Birlikte" listesinden seçime girme kararı aldı. Lapid, 26 Eylül'de muhalefet liderlerinin evinde buluştuğunu açıkladı.
Lapid, Yaşar Partisi lideri Eisenkot, Birlikte listesinden Bennett, İsrail Evimiz Partisi lideri Avigdor Lieberman ve Demokratlar Partisi Başkanı Golan ile toplantı sonrasında çekilmiş bir fotoğrafı paylaştı.
Ayrıca parti liderlerinin hükümeti değiştirmek amacıyla birlikte hareket etme konusunda imzaladığı belgeyi yayımlayan Lapid, ideolojik farklılıklara rağmen hükümet değişikliğinin ortak ve en önemli hedefleri olduğunu söyledi.