İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, başka bir savaş çıkması halinde İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nda kalacağının «kesin olmadığını» söyledi. Rızai, bu açıklamayı İran Radyo ve Televizyon Kurumu’na bağlı Khabar kanalında cumartesi akşamı 31 Ekim’de «Özel Haber Diyaloğu» programında yayımlanan uzun röportajda yaptı.
Devrim Muhafızları’nın eski komutanı ve Dini Lider Mücteba Hamaney’in Konsey’deki temsilcisi olan Rızai, antlaşmanın geleceği ve nükleer doktrin, Washington’la dolaylı yazışmalar ile Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma şartları hakkında konuştu. Ayrıca geçen hafta Tahran’da Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistanlı yetkililerin katılımıyla düzenlenen dörtlü toplantıya ilişkin kendi değerlendirmesini sundu.
Nükleer doktrin konusunda «yeni bir karar alınmadı»
Rızai, ülkesinin antlaşmanın üyesi olduğunu ve «22 hakkı bulunduğunu» belirterek, herhangi bir nükleer görüşme yapılması halinde önce bu haklarını talep edeceklerini, ardından yükümlülüklerini ele alacaklarını söyledi. İran’ın nükleer tesisleri denetim altında olmasına rağmen bombalanmasının ardından nükleer doktrinin değiştirilmesi yönünde «toplumsal bir talep» bulunduğunu ifade eden Rızai, devlet düzeyinde «henüz yeni bir karar alınmadığını» vurguladı ve şöyle konuştu: «Tartışma şu anda masada: Savaş yeniden çıkarsa önceki doktrini aynı şekilde sürdürmek istiyor muyuz?»
Rızai, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Grossi’yi «İsrail’in paralı askeri ve hizmetkârı» olarak nitelendirerek eleştirdi. Rızai, geçen eylül ayında El Cezire kanalına yaptığı açıklamada Tahran’ın antlaşmadan çekilmeye karar vermediğini ve bu yöndeki herhangi bir kararın Washington’ın tutumuna bağlı olacağını söylemişti.
«Trump cezalandırılmazsa»
Rızai, Tahran’ın ABD’yi «cezalandırma» ısrarını savunarak, ABD Başkanı Donald Trump’ın cezasız bırakılmasının diğer ülkelerin İran’a saldırmanın herhangi bir sonucu olmadığına inanmasına yol açacağını söyledi. Rızai, «Savaşı, bundan sonra hiç kimsenin İran’a saldırmaya cesaret edemeyeceği bir şekilde sona erdirmeye kararlıyız» dedi.
Rızai şöyle devam etti: «Bazıları soruyor: Amerika’yı cezalandırmakta neden ısrar ediyorsunuz? Elinizde açıklamak istemediğiniz bir şey mi var? Evet, elimizde bir şey var.» Rızai, «Savaş başlarsa Amerika’nın boynuzlarını öyle bir kıracağız ki bu boynuzsuz ineğin bundan sonra dünyada ne yapabileceğini göreceğiz» ifadelerini kullandı.
Hürmüz ve yedi şart
Rızai, düşmanın «herhangi bir aptallık yapması halinde korkunç saldırılarla ve onurlu bir savunmayla karşılaşacağı» uyarısında bulundu. Röportaj, Dini Lider Mücteba Hamaney’in silahlı kuvvetlere herhangi bir saldırıya coğrafi sınır olmaksızın derhal ve sınırsız biçimde karşılık verme emri verdiği gün yayımlandı.
Rızai, diplomatik alanda Washington’ın İran’ın yedi şartına üç yanıt verdiğini söyledi. İlk yanıtın «ikna edici olmadığını», ikincisinin daha uygun ancak Amerikalıların yeniden saldırmak üzere müzakere etmek istemesi nedeniyle «şüpheli» olduğunu, üçüncü yanıtın ise «belirsizliklerle dolu» olduğunu belirtti. Tahran’ın yarın ulaşabilecek «son yanıtı» beklediğini ve şartlar tamamen yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını vurguladı. Rızai, ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance’ın mektubunu okuduğunu ancak henüz yanıtlamadığını söyledi.
Rızai’nin Tahran’daki dörtlü toplantıya ilişkin anlatımı
Rızai, 26 Ekim’de Tahran’da düzenlenen dörtlü toplantının «bu ülkelerin kendi talebi üzerine» yapıldığını söyledi. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistanlı yetkililerin toplantıda İsrail’e karşı «çok sert» tutumlar sergilediğini belirten Rızai, «Bazı dostlarımızdan daha fazla Hizbullahçı olduklarını düşündüm» dedi. Kanalın haber bandında Rızai’nin sözlerine yer verilerek, Suudi Arabistan Savunma Bakanı’nın kendisine «İsrail, İran’dan sonra Türkiye’ye, ardından Suudi Arabistan’a yönelecek» dediği aktarıldı.
Toplantıya Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Pakistan Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Münir ve Türkiye İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın katıldı. Rızai’nin Türk yetkililere atfettiği sözlere ilişkin şu ana kadar resmi bir Türk teyidi gelmedi. Anadolu Ajansı, Türk güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde görüşmelerde Filistin, Lübnan, Hürmüz Boğazı ve Yemen ile Mekke Savunma İttifakı çerçevesindeki iş birliğinin ele alındığını bildirdi. Rızai ise Mekke Anlaşması ile Yemen konularının toplantıda gündeme gelmediğini söyledi.
ABD seçimleri öncesinde gerilim tırmanıyor
Rızai’nin açıklamaları, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın 9 Ağustos’ta Muhammed Bakır Zülkadir’in yerine Konsey Sekreteri olarak atadığı Rızai’nin görev döneminde, Washington’ın şubat ayında İsrail’in İran’a karşı savaşına katılmasından bu yana Tahran ile Washington arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde geldi. Trump kısa süre önce Orta Doğu’ya üçüncü bir uçak gemisi gönderilmesi talimatı verdi. ABD basınında ise Washington’ın 3 Kasım’da yapılması planlanan ara seçimlerin ardından İran’a karşı kısa ve yoğun bir harekâta hazırlandığı yönünde haberler yer aldı.
Kapak fotoğrafı: Muhsin Rızai’nin resmi internet sitesi