ABD Başkanı Donald Trump, İran’la yaşanan çatışmayı savaş olarak nitelendirmeyi reddetti. Trump, cuma akşamı 6 Kasım’da başkanlık uçağının Florida eyaletindeki West Palm Beach kentinde bulunan “Başkan Donald J. Trump Uluslararası Havalimanı”na inmesinin ardından gazetecilere, “Birinci Dünya Savaşı’na bakın, bu bir savaş. İkinci Dünya Savaşı’na bakın, bu bir savaş. Rusya ve Ukrayna’ya bakın, bu bir savaş” dedi ve ardından “Biz savaşmıyoruz” ifadelerini kullandı. Açıklamanın tam metnini Roll Call grubuna bağlı Factbase sitesi yayımladı.
Trump, “askerî tarihin en büyük ablukası”ndan söz ederek “Bizim onayımız olmadan Hürmüz Boğazı’ndan hiçbir şey geçmiyor” dedi. Açıklama, İran medyasının Kiş Adası’na iki füzenin düştüğünü duyurmasından saatler sonra geldi. Trump bu saldırıları “küçük” olarak nitelendirmekle yetindi.
Trump, havaalanındaki konuşmasından alınan bu bölümde, üzerinde “USA” yazılı beyaz bir şapka takarken ABD’nin “belki” “işgalci” olabileceğini söyledi ve “İşgalci olabiliriz, çünkü bildiğiniz gibi Hürmüz Boğazı’nı kontrol ediyoruz” diye ekledi. Bu sözler, gerçek bir savaşta “kimsenin yaralanmaması” için altı ay geçmeyeceğini söylemesinin ardından geldi.
“İsrail bugün olmazdı”
Trump bundan saatler önce Florida turunun ayrı bir durağında, Cape Canaveral’daki NASA’ya bağlı Kennedy Uzay Merkezi’nde düzenlenen “Max Power” havacılık ve uzay sergisinin açılışında yaptığı konuşmada İsrail’den söz etti. Trump, “İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verseydim bugün İsrail olmazdı” dedi. Middle East Eye bu açıklamayı aktardı.
Beyaz Saray tarafından yayımlanan görüntülerde Trump, ABD başkanlığı amblemi bulunan bir kürsünün arkasında, üzerinde tekrarlanan NASA logolarının yer aldığı mavi bir fonun önünde konuşuyor. Trump, “İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin verseydim bugün İsrail olmazdı. İsrail yeryüzünden silinirdi” diyor.
Trump aynı gün Truth Social platformunda, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellemeseydi İsrail’in, hatta “tüm Orta Doğu’nun” bugün var olmayacağını yazdı. Akşam havaalanında, “İran’a saldırmasaydık bugün İsrail’iniz olmazdı” diyen Trump, İran’ın “konvansiyonel füzelerle Katar’a, Suudi Arabistan’a ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne saldırmaya başladığını” söyledi. İran’ın nükleer silaha sahip olması hâlinde bunu “kullanacağını” belirtti. Tahran ise nükleer silah edinmeye çalışmadığını ve nükleer programının sivil amaçlara yönelik olduğunu sürekli vurguluyor.
“Küçük bir askerî operasyon”
Trump, Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı’nın (CPAC) cuma akşamı X platformunda yayımladığı üçüncü videoda, “İran’la savaş değil, küçük bir askerî operasyon” dedi. ABD’deki muhafazakârların en önemli buluşmalarından biri olan konferans, Trump’ın Palm Beach’teki Mar-a-Lago tesisinde üç gün süren bir etkinlik düzenliyor.
Trump, “savaş” kelimesinden kaçınan ilk açıklamasını yapmıyor. Associated Press’in aktardığına göre Trump, geçen eylülde çatışmayı “askerî bir anlaşmazlık” ve “bizim için kolay bir iş” olarak nitelendirmişti. Ajans o dönemde, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla savaşın başlamasından bu yana 18 ABD askerinin öldüğünü belirtmişti.
Yaklaşık üç dakika uzunluğundaki dikey görüntüde Trump, beyaz bir şapka takıp mikrofon tutarak gece aydınlatılan açık bir alanda, bir çeşmenin önünde bulunan izleyicilere hitap ediyor. Yanında kendisini dinleyen bir erkek ve bir kadın görülüyor.
Tahran: Hürmüz’ün kontrolü bizde
İran ordusu sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekremi-Niya, Trump’ın boğazı kontrol ettikleri yönündeki iddiasını reddetti. Ekremi-Niya, Tahran’ın şartları karşılanana kadar Hürmüz’ün İran’ın kontrolünde kalacağını söyledi ve yeni bir saldırıya verilecek yanıtın “coğrafi sınırlara bağlı olmayacağı” uyarısında bulundu. İran’ın resmi haber ajansı IRNA bu açıklamayı aktardı. Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri Keni de cuma günü İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “Amerikalıların somut adımlarını görmemiz gerekiyor” dedi. CNBC’nin aktardığına göre Bakıri Keni, ülkesinin yeni bir diplomatik aşamaya geçmeden önce “kâğıt üzerindeki taahhütlerden” daha fazlasını istediğini belirtti.
İran, savaşın başlamasından bu yana boğazdaki deniz trafiğini kısıtlıyor. Devrim Muhafızları 5 Kasım’da, Tahran’la koordinasyon sağlamayan gemiler için boğazın “güvenli olmadığını ve kapalı bulunduğunu” duyurdu. ABD ise İran limanlarına abluka uyguluyor ve koridordan geçen tankerlerine eşlik ediyor. CBS News’in aktardığına göre cuma günü boğazdan ayrılan bir tanker, Umman kıyıları yakınlarında su hattında bir patlama meydana geldiğini, ancak yaralanan olmadığını bildirdi.
Diplomatik alanda Katar, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın katılımıyla dolaylı arabuluculuk çabaları sürüyor. Trump cuma günü Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile telefonda görüştü. Emirlik Divanı’nın açıklamasına göre Al Sani, diyaloğun sürdürülmesinin ve daha fazla tırmanıştan kaçınılmasının önemini vurguladı. Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani cumartesi günü, “Mükemmel bir anlaşmaya varana kadar bekleyemeyiz, iyi bir anlaşmaya ulaşmayı umuyoruz” dedi. El Cezire’nin aktardığına göre Tahran ise boğazı yeniden açmadan önce limanlarına yönelik ablukanın kaldırılmasını ve dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyor.
Video: Beyaz Saray, CPAC, sosyal medya. Kapak fotoğrafı: Beyaz Saray (arşiv, 29 Ekim 2026)