Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Kerim Han, Taraf Devletler Meclisi'nin (ASP) 24 Temmuz'da New York'ta düzenlediği özel oturumda görevden alındı. 125 üye ülkeden 82'sinin oyuyla alınan karar, mahkemenin bağımsızlığına yönelik ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor.
İngiltere Sussex Üniversitesi'nden Prof. Martin Shaw ve Kanada York Üniversitesi'nden Dr. Heidi Matthews, bu kararın arkasında ABD ve İsrail'in UCM'ye yönelik baskılarının bulunduğunu ifade etti. Uzmanlar, özellikle Filistin ve Gazze'ye ilişkin soruşturmaların bundan olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu.

Bağımsız Panel Yeterli Delil Bulamadı
Mahkemenin görevlendirdiği bağımsız yargıç paneli, Han'ın görevini suistimal ettiğine dair makul şüphenin ötesinde bir delil bulamadı. Han'ın avukatları ise müvekkillerinin kendini savunma fırsatı bulamadan görevden alındığını, sürecin adil olmadığını belirtiyor. Buna rağmen ASP, soruşturmayı derinleştirmek yerine doğrudan oylamaya gitti.
ABD ve İsrail'in Mahkemeye Yönelik Kampanyası
Prof. Shaw, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun geçen hafta mahkemeye yönelik kampanyayı yeniden başlattığına dikkat çekerek, "İsrail ve ABD, Mahkemeyi çökertmeye çalışıyor. Bunu, bu krizin bir parçası olarak görmemek mümkün değil." dedi. Shaw, görevden almanın resmi olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkındaki tutuklama kararlarını değiştirmediğini, ancak asıl endişenin mahkemenin gelecekteki tutumu olduğunu vurguladı.
Yeni başsavcının, güçlü devletleri rahatsız edecek adımlar atması halinde kendisinin de görevden alınabileceğinin farkında olacağını belirten Shaw, "Filistin soruşturmasını ve Gazze suçlamalarını geriletmek isteyen dahili ve harici unsurlar, Han'ın gönderilmesi kararıyla daha da güçlendi." değerlendirmesini yaptı.
Mahkemenin 24 Yıllık En Büyük Krizi
Dr. Heidi Matthews, Han'ın görevden alınmasını UCM'nin 24 yıllık tarihindeki en ciddi kurumsal kriz olarak nitelendirdi. Matthews, kararın Trump yönetiminin mahkemeye yönelik topyekün saldırısı bağlamında alındığını söyledi. Rubio'nun UCM kararlarını "hükümetin tamamını kapsayan bir kampanya" olarak tanımladığını aktaran Matthews, "Görevden alma kararı, Mahkemenin çalışmalarını itibarsızlaştırmaya ve aksatmaya yönelik eşi görülmemiş siyasi çabalardan ayrı düşünülemez." ifadelerini kullandı.
Filistin Soruşturması Turnusol Testi
Matthews, Filistin'deki durumun uluslararası ceza hukuku camiasında mahkemenin meşruiyetinin bir "turnusol testi" olarak görüldüğünü belirtti. Aynı soruşturma kapsamında Hamas liderleri hakkında da üç tutuklama kararı çıkarıldığını, ancak bu kişilerin İsrail tarafından öldürülmesi nedeniyle davaların ilerlemediğini kaydetti.
Yeni başsavcının kim olacağının ve sürecin siyasi baskı altında yürütüleceğinin bilinmediğini söyleyen Matthews, "Yeni başsavcı bu soruşturmayı terk ederse, Mahkemenin Batılı devletler ya da müttefikleri tarafından işlenen suçlara ciddi şekilde eğilme kapasitesi açısından kritik bir dönüm noktasında olacağız." uyarısında bulundu.