Ürdün’ün su kıtlığını hafifletme ve dış kaynaklara bağımlılığını azaltma planının merkezinde, Kızıldeniz suyunun Akabe’de arıtılarak ülkenin farklı bölgelerine ulaştırılmasını öngören Ulusal Su Taşıyıcı Projesi bulunuyor.
Ülke tarihindeki en büyük su yatırımı olarak tanımlanan projenin toplam maliyeti yaklaşık 5,8 milyar dolar, sermaye harcamaları ise 4,3 milyar dolar olarak hesaplanıyor. İnşaat ve kazı çalışmalarının finansal kapanışın ardından başlaması, resmi su aktarımının da 2030’da devreye alınması planlanıyor.
Su güvenliği için kamu-özel ortaklığı
Finansman paketinde 663 milyon dolarlık uluslararası hibe, 2,9 milyar dolarlık yatırım kredisi, 1,1 milyar dolarlık Ürdün bankacılık finansmanı ve 722 milyon dolarlık hükümet katkısı yer alıyor.
Ulusal Su Taşıyıcı’nın kamu-özel sektör ortaklığı modeliyle uygulanması öngörülüyor. Projenin resmi işletmeye alınmasından 26 yıl sonra mülkiyetin tamamen hükümete devredilmesi planlanıyor.
Ürdün Su ve Sulama Bakanlığı verilerine göre tesis, ülkedeki tüm barajların toplam kapasitesine denk miktarda suyu her yıl arıtacak. Üretimin, hâlihazırda işletilen Disi Su Projesi’nin yaklaşık üç katına ulaşması bekleniyor.
Yıllık 300 milyon metreküp içme suyu
Enerji uzmanı Amer eş-Şubaki, yıllık 300 milyon metreküp üretimle Ürdün’ün içme suyu ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ının karşılanabileceğini söyledi. Eş-Şubaki, tarım suyu ile diğer kullanım alanlarının projenin kapsamına girmeyeceğini ve yatırımın içme suyu güvenliğini 2040’a kadar destekleyebileceğini belirtti.
Ürdün’de kişi başına yıllık su miktarının yaklaşık 60 metreküp olduğunu ifade eden eş-Şubaki, su yoksulluğu sınırının yaklaşık 500 metreküp kabul edildiğini kaydetti.
Projenin yer altı suyu kaynakları üzerindeki baskıyı azaltması ve bu havzaların toparlanmasına zaman kazandırması bekleniyor. Bununla birlikte, nüfus ile sanayi talebindeki artış nedeniyle etkisinin 2040 sonrasında azalabileceği değerlendiriliyor.
Selame de yıllık 300 milyon metreküplük üretimin yer altı suyu havzalarının toparlanmasına katkı sunacağını, ancak talep artışının devam etmesi durumunda 15 ila 20 yıl içinde ek su kaynaklarına ihtiyaç duyulabileceğini belirtti.
Enerji ve taşıma maliyetleri
Projenin en yüksek gider kalemlerinden birini elektrik tüketimi oluşturuyor. Elektrik kullanımının Ürdün’ün toplam tüketiminin yüzde 7 ila 8’ine ulaşabileceği, elektrik, taşıma ve su kayıpları hesaba katılmadan doğrudan işletme maliyetinin metreküp başına yaklaşık 2,70 dolar olacağı hesaplanıyor.
Proje tamamlandığında nihai fiyatın metreküp başına 7 doların üzerine çıkabileceği öngörülüyor. İşletme giderlerini azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarıyla bağlantı kurulması gündeme gelirken, tamamen bu kaynaklara dayalı bir sistemin pahalı depolama teknolojilerine ihtiyaç duyabileceği belirtiliyor.
Akabe ile Ürdün’ün farklı bölgeleri arasında yaklaşık 450 kilometrelik boru hattı döşenecek. Çapı 2 ila 2,5 metre arasında değişecek boruların yerleşim alanlarından geçirilmesi sırasında yürütülecek kazı çalışmalarının lojistik zorluklar oluşturması bekleniyor.
Arıtma sonrasında oluşan suyun Akabe Körfezi’ne deşarj edilmesi, deniz yaşamına olası etkileri nedeniyle çevresel tartışma konuları arasında yer alıyor. Finansal kapanmanın gecikmesi halinde ham madde fiyatları ve ek maliyetler yatırım giderlerini artırabilir. Bazı bölgelere su ulaştırılırken yaklaşık 1.100 metrelik yükselti farkının aşılması gerekecek.
Uzman, bölgesel siyasi koşullar nedeniyle Kızıldeniz suyunun arıtılmasını Ürdün için uygulanabilir bir seçenek olarak değerlendiriyor. Su yönetiminde dış kaynaklara bağımlılığın azaltılması gerektiğini savunan uzman, ithal suyun veya dış kaynaklara dayalı tedarikin güvenilir bir seçenek olmadığını, derin yer altı sularının da projeye gerçekçi bir alternatif oluşturmadığını ifade etti.
Fransız konsorsiyumu geliştirme çalışmalarını yürütecek
Projenin geliştirme çalışmalarını yüzde 90 paya sahip Meridiam ile yüzde 10 paya sahip Suez’den oluşan Fransız konsorsiyumu yürütecek. Mısır merkezli Arab Contractors ve Orascom Construction ise inşaat, işletme ve bakım faaliyetlerine katılacak.
Ürdün’ün su güvenliğini güçlendirme planlarıyla aynı döneme denk gelen projenin hızlandırılması hedefleniyor. Ürdün, İsrail’den yıllık 50 milyon metreküp su alımını öngören anlaşmayı Mayıs 2024’te yenilememişti.