Yemen Ulusal Savunma Konseyi, Husilerin batı kıyısında elde ettiği saha kazanımlarının geçici kaldığını ve silahlı güç kullanılarak kalıcı bir siyasi ya da coğrafi durum oluşturulamayacağını bildirdi.
Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Raşid el-Alimi'nin yönettiği toplantıda, Taiz vilayetinin batı kıyısındaki gelişmeler ile bölgedeki güçlerin yeniden konuşlandırılması ele alındı. Konsey, geçici bir saha ilerlemesinin fiili durum dayatılması için gerekçe sayılamayacağını belirtti.
Yemen topraklarında egemenlik vurgusu
Konsey, devlet kurumlarını yeniden tesis etme çerçevesindeki mücadelenin Yemen topraklarının hiçbir bölümünü devlet egemenliği dışında bırakmayacağını açıkladı. Ülke topraklarının Yemen'i, komşu ülkeleri veya uluslararası deniz taşımacılığını tehdit edecek bir platform olarak kullanılmasına izin verilmeyeceği ifade edildi.
Açıklamada, Yemen devletinin anayasal ve ulusal sorumluluğunu, darbe olarak nitelendirilen süreç ile Yemen, bölge ve dünya üzerindeki tehdidin sona ermesine kadar sürdüreceği kaydedildi.
Babülmendep ve Suudi Arabistan mesajı
Konsey, Babülmendep Boğazı, Yemen'in kıyıları, adaları ve karasularının savunulmasının yalnızca ülkenin güvenliğiyle sınırlı olmadığını belirtti. Bu savunmanın seyrüsefer özgürlüğü, deniz güvenliği ve küresel ticaretin istikrarı açısından da önem taşıdığı kaydedildi.
Uluslararası topluma, boğazın, Yemen kıyılarının ve adalarının uluslararası deniz taşımacılığını veya ticareti tehdit edecek biçimde kullanılmasına izin vermemesi çağrısı yapıldı. Konsey, Suudi Arabistan topraklarına yönelik yeni saldırıları da kınayarak Yemen'in Suudi Arabistan'la dayanışma içinde olduğunu bildirdi.
Batı kıyısında aktarılan askeri gelişmeler
Yemen'in batı kıyısında son günlerde askeri hareketliliğin hızlandığı, Husilerin El-Hudeyde vilayetinin güneyindeki Hays ve El-Huha ilçelerinde bazı bölgelere girdiği yönünde haberlerin bulunduğu aktarıldı. Bu gelişmelerin, hükümet güçleri ile müttefiklerinin bölgedeki bazı mevzilerden çekilmesinin ardından yaşandığı belirtildi.
Moka ve çevresindeki kıyı hattı, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan Babülmendep Boğazı'na yakın konumu nedeniyle stratejik önem taşıyor. Söz konusu boğaz, dünyanın önemli deniz güzergahları arasında yer alıyor.
Hükümet güçleri ile Husiler arasındaki askeri gerilim, Nisan 2022'de başlayan ateşkes sonrasındaki görece sakin dönemin ardından temmuz ayından bu yana yeniden arttı. Husiler 2014'ten beri başkent Sana ile Yemen'in kuzey ve batısındaki geniş alanları kontrol ediyor. Hükümet ve müttefikleri ise ülkenin güneyi ile doğusundaki bölgelerde hakimiyetini sürdürüyor.