Yemen ordusu, "Yemen Şafağı" operasyonunun son 24 saatlik bilançosunda Husilere yönelik 835 hedefleme faaliyeti gerçekleştirildiğini duyurdu. Açıklamaya göre yaklaşık 285 Husi mensubu ve komutan çatışma dışı bırakıldı.
Ordu, operasyonlar sırasında yaklaşık 190 araç, askeri araç, askeri ekipman ve insansız hava aracının imha edildiğini veya kullanılamaz hale getirildiğini bildirdi. Saldırıların savaş uçakları, insansız hava araçları, sahra topçusu, roketatarlar ve keskin nişancı birlikleriyle sürdürüldüğü belirtildi.
Taiz'de Husi takviyeleri durduruldu
Operasyonların hedefleri arasında Husilerin hareketleri ve toplanma alanlarının yanı sıra takviye birlikleri, silahları, zırhlı araçları, ateş kaynakları, tahkimatları ile taşıma ve ikmal araçları yer aldı.
Yemen ordusunun açıklamasında, ülkenin güneybatısındaki Taiz bölgesinde Husilerin kontrolündeki mevzileri geri almak için yeni birlikler ve takviyeler sevk ettiği kaydedildi. Ordu birliklerinin halk direnişinin desteğiyle Husi ilerleyişini durdurduğu ve hedeflerine ulaşmalarını engellediği aktarıldı.
Ma'rib cephelerinde Husi hareketliliğine saldırılar
Ma'rib'in batısındaki kuzey ve doğu cephelerinde ise zırhlı birlikler, topçu unsurları ve insansız hava araçları kullanılarak Husilerin hareketleri, tahkimatları ve silahlı araçları hedef alındı. Yemen ordusu, bu operasyonların Husilerin birliklerini cepheler arasında manevra ettirme ve yoğunlaştırma kapasitesini sınırladığını savundu.

Ordu, operasyonel plan doğrultusunda görevlerini sürdürdüğünü açıkladı. Askeri nitelikte olduğu doğrulanan hedeflere saldırı düzenlendiği, sivillerin ve sivil yerleşimlerin korunması için gerekli tedbirlerin alındığı belirtildi.
Yemen'de çatışmalar yeniden tırmanıyor
Yemen ordusunun "çatışma dışı bırakma" ifadesi, kişilerin askeri açıdan çatışmayı sürdüremez hale gelmesini anlatıyor. Açıklamada, bu kapsamda hayatını kaybedenlerle yaralananların sayıları ayrı ayrı paylaşılmadı.
Operasyonlar, Yemen hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalarda geçen temmuz ayında yeniden başlayan tırmanışın parçası olarak değerlendiriliyor. Bu dönem, Nisan 2022'deki ateşkesin ardından yaşanan görece sakin sürecin sonrasındaki en geniş çaplı askeri hareketlilik olarak tanımlanıyor.
Suudi Arabistan, Mart 2015'ten bu yana uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini destekleyen askeri koalisyona öncülük ediyor. Husiler ise Eylül 2014'ten beri başkent Sana ile Yemen'in bazı vilayetlerinin kontrolünü elinde tutuyor.