Demokrat senatör seçilen Abdürrahman Seyyid, ABD Başkanı Donald Trump’la İsrail’e askeri yardımların kesilmesi konusunda hemfikir olduğunu söyledi. Seyyid, Michigan Senatosu koltuğunu kazanmasından yalnızca iki gün sonra ABD tarihinde Senatoya seçilen ilk Müslüman oldu.
1984 yılında Mısır’dan göç eden anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Seyyid, ABD’nin MS NOW kanalındaki Morning Joe programına perşembe sabahı verdiği uzun röportajda ABD’nin İsrail politikasını, Gazze ve Batı Şeria’daki savaşı ve ABD’de Müslümanlarla Yahudiler arasındaki ilişkileri ele aldı.
Bu bölümde Seyyid’e Trump’ın İsrail’e yardımların kesilmesine ilişkin sözleri soruldu. Seyyid, “Bu konuda onunla hemfikirim. Silahlarımızı yeniden korkunç eylemler gerçekleştirmek için kullanan yabancı bir orduyu desteklemeye devam etmemiz gerektiğine inanmıyorum. Onunla hemfikirim ve bu konuda kendisiyle çalışmaktan memnuniyet duyarım” yanıtını verdi. Aynı röportajda Washington’ın “silahlarımızı yeniden korkunç eylemlerde kullanan bir ülkeye silah satmaya devam etmemesi gerektiğini” söyledi.
Trump: “Artık ödeme yapmayacağız”
Trump salı günü Fox News kanalındaki Fox & Friends programına verdiği röportajda, “aylar önce” İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD’nin bu yıl İsrail’e yardımlarını durdurması konusunda anlaştığını söyledi. Trump, “Bunu kabul ediyorlar. Çok başarılı bir ülke oldular ve buna ihtiyaçları yok. Artık ödeme yapmayacağız” dedi. Washington’ın İsrail’in ihtiyaç duyması halinde yardım edeceğini belirten Trump, ülkeyi “büyük bir müttefik” olarak nitelendirdi.

İsrail, ABD’nin en büyük dış yardım alıcıları arasında yer alıyor. Bu yardımlar, gelecek ocak ayından itibaren her iki kanadını da Demokratların kontrol edeceği Kongrenin onayını gerektiriyor. Seyyid, ABD’deki en büyük Arap topluluklarından birinin bulunduğu Michigan’da İsrail’e askeri desteğin kesilmesini kampanyasının başlıca vaatlerinden biri haline getirmişti.
Batı Şeria’da “apartheid”
Seyyid, Filistin topraklarında yaşananların gerçekliği ve desteğin kesilmesini isteyen kişilere yöneltilen suçlamalar karşısında sessiz kalınmasını eleştirdi.
Seyyid bu bölümde şöyle konuştu: “Batı Şeria’daki apartheid politikasından söz etmeyi sürdürüyoruz. Soykırımdan söz etmeyi sürdürüyoruz, ancak kimse bunu söylemek istemiyor.” Şöyle devam etti: “Ayağa kalkıp ‘Belki de başka insanlara karşı en kötü şeyleri gerçekleştirmek için paramızı göndermemeliyiz’ derseniz insanlar, ‘Bunun nedeni bunu yapanlardan nefret etmeniz olmalı’ diyor. Ben de bunun delilik, gerçekten delilik olduğunu söylüyorum.”
Seyyid, “Yahudilik ve Yahudi halkı ile İsrail ve İsrail’in eylemleri arasında ayrım yapılması” gerektiğini vurguladı. Birçok kişinin İsrail’e yönelik tutumunun Yahudilere yönelik belirli bir tutum anlamına geldiğini varsaydığını belirten Seyyid, konunun dış politikayla ilgili olduğunu söyledi. “Masum Filistinli çocukların öldürülmesine” karşı çıkmanın kimseye yönelik nefret olmadığını, “bu Filistinli çocuklara eşit sevgi beslemek” olduğunu da ifade etti.
Bu tutumları seçim kampanyası sırasında da tartışmalara yol açtı. Jewish Telegraphic Agency’ye (JTA) göre, Seyyid’in İsrail hakkındaki görüşleri ve geçen mart ayında Michigan’daki Temple Israel sinagoguna düzenlenen saldırının ardından yaptığı açıklamalar, eyaletteki Yahudi seçmenlerin bir bölümünde endişeye neden oldu. Seyyid ise antisemitizmle mücadele edeceğine defalarca söz verdi.
Cami ile sinagog arasında
Seyyid, röportajda ABD’de Müslüman bir baba olarak yaşadığı kişisel deneyimlerden söz etti.
Bu bölümde şöyle konuştu: “Çocuklarınızı camiye götürdüğünüzde onların güvende kalıp kalmayacağını ve daha sonra onları güvenli bir şekilde eve getirip getiremeyeceğinizi düşünmenin nasıl bir duygu olduğunu biliyorum.” Şöyle devam etti: “Kim olursanız olun bu ülkede güvende olmanızı sağlamak için çalışmak konusunda hepimizin birleştiğine inanıyorum. Kendi çocuklarımın güvenliğine bağlı olduğum kadar Yahudi çocukların güvenliğine de bağlıyım.” Aynı gün CNN’e verdiği röportajda da benzer bir mesaj veren Seyyid, “Yahudi toplumunun güvenliğine bağlı olduğunu” vurguladı.
Seyyid, kampanya sırasında Cumhuriyetçiler tarafından dinine ve ismine yönelik saldırılara maruz kaldı. Zafer konuşmasında ve sonraki röportajlarında bu saldırılara Amerika’nın “herkese yetecek kadar geniş” olduğunu vurgulayarak yanıt verdi. Daha önce Detroit kentinde sağlık yöneticiliği yapan doktor Seyyid, emekli Demokrat Senatör Gary Peters’ın yerine geçecek. Associated Press’e göre Seyyid, oyların yüzde 88’i sayıldığında Cumhuriyetçi Mike Rogers’ı yüzde 52’ye karşı yüzde 46 oyla yendi.
Seyyid, çatışmaya ilişkin konuşmasını Filistinliler ve İsrailliler için ortak gördüğü hedefi ortaya koyarak tamamladı.
Bu bölümde şöyle konuştu: “Kutsal topraklarda büyüyen Filistinli bir çocukla Yahudi İsrailli bir çocuğun geleceklerine bakıp ‘Hayatım bir başkasının şiddeti yüzünden kısalmayacak’ diyebileceği bir tartışma yürütmemizi istiyorum. Buna nasıl ulaşabiliriz?”
Videolar: MS NOW, sosyal medya üzerinden. Fotoğraf: Conlan Houston / Wikimedia Commons