Belçika Kralı Philippe, cuma günü, 6 Kasım’da Başbakan Bart De Wever’in istifasını reddetti ve kendisinden bütçe görüşmelerini derhal sürdürmesini istedi. Brüksel’deki Kraliyet Sarayı tarafından yapılan açıklamaya göre De Wever, 16 Kasım Pazartesi günü krala yeni bir rapor sunacak.
Karar, kralın hükümette yer alan beş siyasi partinin liderleriyle bir hafta süren istişarelerinin ardından alındı. Saray, tüm liderlerin önümüzdeki üç yıl için “sağlam bir mali yol” üzerinde anlaşma sağlama kararlılıklarını teyit ettiğini ve partilerinin hükümet içinde uzlaşmaya varmak için taviz vermeye hazır olduğuna dair krala “resmî taahhüt” sunduğunu açıkladı.
Kral, sosyal uyumu korumak ile ekonomik büyümeyi teşvik etmek arasında “adil bir denge” kurulması gerektiğini vurguladı. Philippe’in De Wever ile cuma sabahı yaptığı görüşme bir saatten fazla sürdü.
Krizin arka planı
Yeni Flaman İttifakı (N-VA) partisinin lideri De Wever, gelecek yılın bütçesine ilişkin görüşmelerin çökmesinin ardından 2 Kasım’da krala istifasını sunmuştu. Kral o gün kararını ertelemiş ve ülkenin, büyük jeopolitik belirsizlik ile önemli ekonomik zorlukların yaşandığı bir dönemde “uzun süreli bir siyasi krizi kaldıramayacağını” belirtmişti.

Partilerinin renkleri ABD’deki Arizona eyaletinin bayrağındaki renklerle örtüştüğü için “Arizona” olarak adlandırılan iktidar koalisyonu, Şubat 2025’te göreve gelen beş partiden oluşuyor. Hükümet, 2029’a kadar yaklaşık 10 milyar avro tasarruf sağlamayı hedefliyor ancak partiler arasında görüş ayrılığı bulunuyor: Flaman sosyalistler Vooruit, Flaman Hristiyan Demokratlar CD&V ve merkez partisi Les Engagés, varlıklı kesimlerin daha fazla katkı yapmasını talep ederken N-VA ile Fransızca konuşan Reform Hareketi (MR) liberalleri yeni vergilere karşı çıkıyor.
The Brussels Times’a göre Belçika’nın bütçe açığı, avro bölgesinin en yüksek oranı olan gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5,2’sine ulaşıyor. Kamu borcunun bu yıl gayrisafi yurt içi hasılaya oranı ise yüzde 110’u aşıyor. Belçika, 2024’ten bu yana Avrupa Birliği’nin aşırı açık prosedürüne tabi ve açığını 2029’a kadar yüzde 3’ün altına indirmesi gerekiyor.
Finans piyasalarının baskısı da artıyor. Federal Borç Ajansı Direktörü Jan Dubout, Flaman yayın kuruluşu VRT’ye yaptığı açıklamada, Belçika tahvilleri ile Alman tahvillerinin getirileri arasındaki farkın haftanın başında yaklaşık 10 baz puan açıldığını ve bunun tamamen müzakerelerin başarısız olmasından kaynaklandığını söyledi.
Bundan sonra ne olacak?
De Wever, perşembe günü parlamentoda yaptığı açıklamada, ülkesinin gelecek yıl üst üste ikinci kez “geçici on ikiler” sistemiyle yıla başlayacağını kabul etti. Bu sistem, hükümetin her ay bir önceki yıl bütçesinin on ikide birini harcamasına izin veriyor. De Wever, bunun hükümet açısından “büyük bir başarısızlık” olduğunu söyledi. Kamu maliyesi reformunu öncelik haline getiren bir hükümetin başbakanı olmak istediğini belirten De Wever, “Aksi takdirde bunun hiçbir anlamı yok” dedi.
Tepkiler kapsamında Les Engagés partisinin lideri Yvan Verougstraete, verilen sürenin “Belçika için iyi bir işaret ve ilk adım” olduğunu söyledi ve “ne pahasına olursa olsun” felç durumundan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Reform Hareketi lideri Georges-Louis Bouchez, ülkenin mali durumu göz önüne alındığında seçime gitmenin “tamamen sorumsuzca bir davranış” olacağını belirtti. Buna karşılık muhalefetteki Sosyalist Parti lideri Paul Magnette, hükümete rotasını tamamen değiştirmek için önündeki on günü kullanması çağrısında bulundu.
Fotoğraflar: Belga ve RTBF