Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, İsrail’in ülkesindeki eylemlerini "soykırım suçları" şeklinde niteleyerek Lübnan’ın bu suçlar kapsamında hukuki yollara başvurma hakkını koruyacağını söyledi.
Berri, pazartesi günü yaptığı konuşmada, İsrail’e karşı yürütülen mücadelenin mezhep hesaplarından uzak biçimde ulusal birlik temelinde sürdürülmesi gerektiğini belirtti. İsrail’in hedefinin Hizbullah, silahları, Emel Hareketi ya da Şii toplumu değil, Lübnan’ın kendisi ile ülkenin birliği ve iç barışı olduğunu ifade etti.
Lübnan-İsrail görüşmelerindeki itiraz
Lübnan Meclis Başkanı, ateş altında İsrail’le doğrudan müzakerelere başlanmasına karşı olduklarını ve haziran ayında hazırlanan çerçeve anlaşmasını kabul etmediklerini açıkladı.
Yedi görüşme turunun ardından işgal altındaki bölgelerin genişlediğini, yıkımın arttığını ve hayatını kaybedenlerin sayısının yükseldiğini savunan Berri, İsrail aleyhine "soykırım suçları" kapsamında dava açma hakkından feragat edilmesini amaçlayan her türlü girişimi de reddetti.
Lübnan ile İsrail arasındaki doğrudan görüşmelerin sekizinci turunun eylülde İtalya’da yapılması bekleniyor. Yedinci tur, İsrail güçlerinin çekileceği bölgelerin genişletilmesi konusunda uzlaşma sağlanamadan 6 Ağustos’ta sona erdi.
ABD arabuluculuğunda hazırlanan 26 Haziran tarihli çerçeve anlaşması, İsrail güçlerinin güney Lübnan’dan kademeli olarak çekilmesini ve bu bölgelere Lübnan ordusunun konuşlandırılmasını öngörüyor. Sonraki müzakerelerde anlaşmanın uygulanmasına ilişkin mekanizmalar ile çekilmenin tamamlanması ele alındı.
Güney Lübnan’daki insani bilanço
Lübnan makamlarına göre İsrail’in 2 Mart’tan bu yana devam eden askeri operasyonlarında 4 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 12 binden fazla kişi yaralandı ve 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.
İsrail güçleri, güney Lübnan’ın bazı kesimlerindeki varlığını sürdürüyor. Bu bölgelerin bir kısmının uzun yıllardır, bir kısmının ise 2023-2024 savaşı sonrasında işgal altında olduğu ve son askeri operasyonla İsrail’in Lübnan topraklarındaki varlığını daha da genişlettiği aktarılıyor.
Musa es-Sadr’ın kayboluşunun 48’inci yılı
Berri, söz konusu açıklamaları Lübnanlı Şii din adamı ve Emel Hareketi kurucusu Musa es-Sadr’ın kayboluşunun 48’inci yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada dile getirdi. Es-Sadr, iki yardımcısıyla birlikte 1978’de Libya ziyareti sırasında kayboldu ve akıbeti bugüne kadar aydınlatılamadı.
Lübnan’daki Şii toplumu, es-Sadr’la birlikte kaybolan Şeyh Muhammed Yakup ile gazeteci Abbas Bedreddin’in kaybolmasından Libya’nın eski lideri Muammer Kaddafi’yi sorumlu tutuyor. Eski Libya yönetimi ise suçlamayı reddederek üç kişinin İtalya’ya geçtiğini savunmuştu.