Cezayir Cumhurbaşkanlığı, pazartesi günü Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı ve Milli Savunma Bakanı sıfatıyla, iki ülke arasındaki ortak enerji ve ekonomik çıkarları korumak amacıyla Nijer'e Ulusal Halk Ordusu birlikleri gönderme kararı aldığını açıkladı. Karar, Nijer makamlarının talebi üzerine alındı.
Karar, parlamentonun alt kanadı olan Halk Meclisinin birliklerin gönderilmesini pazar günü oy birliğiyle onaylamasının ardından geldi. Üst kanat olan Millet Konseyi de öneriyi daha önce onaylamıştı. İki oturum da kapalı gerçekleştirildi.
Cezayir Anayasası, ülke dışına ordu birlikleri gönderilmeden önce parlamentonun her iki kanadındaki üyelerin üçte ikisinin onayını şart koşuyor. Cumhurbaşkanlığı kararını anayasanın 30. ve 91. maddelerine dayandırdı.
1973'ten bu yana ilk konuşlanma

Bu, 1973 Arap-İsrail Savaşı'ndan bu yana Cezayir ordusuna ait birliklerin parlamentonun onayıyla başka bir ülkenin topraklarında gerçekleştirdiği ilk resmi konuşlanma oldu. Karardan önce Cezayir, ağustos sonlarında isyancı askerlerin havalimanı ve cumhurbaşkanlığı sarayına düzenlediği saldırının ardından Nijer ordusuna destek amacıyla başkent Niamey'e savaş uçakları göndermişti.
İki ülke, yaklaşık 960 kilometre uzunluğunda çöl sınırını paylaşıyor. Cezayir ve Nijer, silahlı gruplar, sınır aşan suçlar ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede işbirliğini derinleştirme konusunda anlaşmıştı.
Enerji çıkarları ön planda
Cezayir, temmuz ayında Niamey ve çevresine elektrik sağlamak üzere 40 megavat kapasiteli bir elektrik santralini hizmete açtı. Ülke, haziran ayında uzunluğu 4 bin kilometreyi aşan ve Nijer ile Cezayir üzerinden Nijerya gazını Avrupa'ya taşımayı amaçlayan Trans-Sahra Doğal Gaz Boru Hattı'nın kendi topraklarındaki bölümünün inşasına başladı. Sonatrach da ağustos ayında Cezayir sınırı yakınlarında, Nijer'in kuzeyinde bir petrol kuyusu açmak için sondaj çalışmalarına başladı.
North Africa Risk Consulting'den Jeff Porter, Agence France-Presse'e yaptığı açıklamada bu adımın "Cezayir siyasetinde bir dönüşümü somutlaştırdığını" söyledi. Porter, Cezayir'in yalnızca diyaloğa kıyasla "fiili ve somut varlığı" tercih etmeye başladığını belirtti.