İran merkezli Mahan Air'in Türkiye seferlerine ilişkin durdurma kararının ilgili şirketlere iletildiği bildirildi. Ancak uygulamanın hangi tarihte başlayacağı, hangi havalimanlarını ve seferleri kapsayacağı kamuya açık ayrıntılı bir metinle ortaya konulmadı. Türkiye'deki ilgili resmi havacılık kurumlarının işlemi açıkça doğrulayan bir duyurusu da bulunmuyor.

Bu gelişme, ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinin (OFAC) İran havacılık sektörüne yönelik yeni yaptırım paketinin sonrasında gündeme geldi. ABD Hazine Bakanlığı, 8 Eylül 2026'da Operation Economic Outcast kapsamında 36 hedefi yaptırım listesine aldı. Listede İran'ın kalan aktif hava yolu şirketlerinin yanı sıra uçak, parça, lojistik, finans ve genel satış acentesi hizmetleri sunan üçüncü ülke şirketleri de yer aldı.
ABD Hazine Bakanlığının açıklamasına göre bu karar, Mahan Air'in iç ve uluslararası uçuşlarına hizmet veren kişi ve kuruluşları hedef alan Nisan ve Temmuz 2026 tarihli yaptırımların devamı niteliğinde. Bakanlık, İran merkezli ve ticari görünümlü hava yolu şirketlerinin silah, personel, hassas teknoloji ve yasa dışı kargo taşımacılığında kullanıldığını ileri sürüyor. Bu değerlendirme ABD makamlarının resmi pozisyonu olarak aktarılıyor; bağımsız bir mahkeme kararı niteliği taşımıyor.
Mahan Air, ABD yaptırımlarıyla ilk kez karşı karşıya kalan bir şirket değil. OFAC, hava yolunu İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü'ne finansal, maddi ve teknolojik destek sağladığı gerekçesiyle 12 Ekim 2011'de yaptırım kapsamına aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise Aralık 2019'da şirketi, kitle imha silahlarının yayılmasına destek veren kişi ve kuruluşları hedef alan yaptırım yetkisi çerçevesinde yeniden hedef aldı.

Yaptırım baskısı 2026'nın yaz aylarında Mahan Air'e hizmet veren ağlara yönelik adımlarla genişledi. 9 Eylül 2026'da Türkiye merkezli üç şirketin, Mahan Air ile bağlantılı olduğu ileri sürülen ilişkiler nedeniyle ABD yaptırım listesine alındığı aktarıldı. Böylece yaptırım riskinin hava yolu işletmesinin yanı sıra yer hizmetleri, lojistik, uçak tedariki, bakım ve finansman zincirlerine de uzanabildiği görüldü.
Türkiye seferlerinin durdurulduğu yönündeki bilginin doğru olması halinde, ABD yaptırımlarının İran merkezli bir hava yolunun Türkiye'deki faaliyetleri üzerindeki fiili etkisi artmış olabilir. Ancak işlemin doğrudan Türk makamlarınca mı, havalimanı işletmeleri veya hizmet sağlayıcılar üzerinden mi uygulandığı ve yolcularla biletlerin nasıl etkileneceği henüz netleşmiş değil.