Antalya’da 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in başlamasına dört gün kala, Dünya Sağlık Örgütü İklim Değişikliği, Enerji ve Hava Kalitesi Birimi Başkanı Diarmid Campbell-Lendrum, Türkiye’nin “Taraflar Konferansı müzakerelerinde sağlık gündeminde öncü ülkelerden biri haline geldiğini” söyledi.
Örgütün Cenevre’deki haftalık basın toplantısında Anadolu Ajansı muhabirinin sorusunu yanıtlayan Campbell-Lendrum, “Türkiye, iklim değişikliğine karşı dinamik ve dayanıklı sağlık sistemlerini COP31 için belirlediği 10 öncelikten biri haline getirdi ve biz bunu somut bir ilerleme olarak görüyoruz” dedi. COP31’in ilk gününde DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus’un katılımıyla Sağlık Günü düzenlenmesini memnuniyetle karşıladığını belirtti.
COP31’e geri sayım kapsamında yayımlanan video mesajında COP31 Türkiye Başkanlığı, “Hava, su, ateş ve toprak... Hepsi dengede olduklarında en iyi halindedir. Gezegenimizin dengesi bozulduğunda ortak geleceğimiz doğrudan etkilenir. Dengeyi korumak ve somut adımlar atmak için yalnızca 4 gün kaldı” ifadelerini kullandı.
Tedros: İklim krizi aslında bir sağlık krizidir
Gelecek hafta Türkiye’de dünya liderleriyle görüşecek olan Tedros, “Dünya Sağlık Örgütü olarak iklim krizinin aslında bir sağlık krizi olduğunu ve sağlığın iklim eylemi için en güçlü gerekçe olduğunu bir kez daha vurgulayacağız” dedi. Tedros, “İklim krizi salgınlara, kalp ve akciğer hastalıkları, kanser ve astım vakalarında artışa yol açıyor; sağlıklı gıdaya erişimi daha maliyetli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.
Campbell-Lendrum, iklim değişikliğine en az katkıda bulunanların etkilerine en fazla maruz kalanlar olduğunu belirterek sağlık gerekçelerinin son 30 COP zirvesinde görülenden daha güçlü adımları teşvik etmesini umduğunu söyledi.
Kızılhaç ve Kızılay: Toplumları korumak için acil yatırım çağrısı
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, “COP31’de bir araya gelen dünya liderlerine, toplumları iklim değişikliğinin artan insani etkilerinden daha iyi korumak için yatırımları acilen artırma çağrısı yapıyoruz” denildi. Aşırı sıcaklar, seller, kuraklık ve fırtınalardan en fazla etkilenenlerin çoğunlukla zaten yoksulluk, çatışma ve yerinden edilme sorunları yaşayan topluluklar olduğu belirtildi.

Federasyon, güçlü bir “El Niño” olayının önümüzdeki aylarda daha şiddetli hava olaylarına yol açmasının beklendiğine dikkati çekerek hazırlık ve uyuma yatırım yapmanın her zamankinden daha önemli hale geldiğini bildirdi. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) ile hazırlanan analize göre doğa temelli çözümler, iklim risklerinin şiddetini ortalama yüzde 31 azaltabilir; gelişmekte olan ülkelerin 2030’a kadar yılda en az 148 milyar dolar, 2050’ye kadar ise yılda 577 milyar dolar kayıp yaşamasını önleyebilir. Federasyon, konferans için sağlığın ve refahın korunması, yerel topluluklara yatırım yapılması ve afetlerin önlenmesi olmak üzere üç öncelik belirledi.
Türkiye başkanlığı taraflar arasında köprü kuruyor
Paris Anlaşması’nın mimarlarından ve Avrupa İklim Vakfı Başkanı Laurence Tubiana, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin sahip olduğu ve kullanabileceği siyasi ağırlığın, özellikle farklı taraflar arasında köprü kurma açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin kendine özgü diplomasisi ve rolü var. Bu rolün şu anda çok faydalı olduğunu düşünüyorum; bu görevi üstlenecek ülkelere ihtiyacımız var” dedi. Türkiye’nin 2035’e kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35’e çıkarılması çağrısını önemli bir adım olarak nitelendirdi.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde ise Antalya’daki COP31 zirvesinin küresel hedefleri eyleme dönüştürmek için büyük bir fırsat olduğunu söyledi.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Başkanı Odile Renaud-Basso, Türkiye’nin “yenilenebilir enerji alanındaki çalışmalarını gerçekten hızlandırdığını” söyledi. Mısır’da da benzer bir eğilim bulunduğunu belirten Renaud-Basso, ülkeyi “yeşil gündemi gerçekten benimseyen gelişmekte olan bir piyasa” olarak nitelendirdi. Türkiye’deki en büyük kurumsal yatırımcı olan bankanın yıl başından bu yana ülkeye 2,5 milyar avro aktardığını belirten Renaud-Basso, yıl sonuna kadar geçen yılki 2,7 milyar avroluk seviyenin aşılmasını ve rekor kırılmasını beklediklerini söyledi. Bu tutarın 1,7 milyar avrosu yeşil projelere ayrıldı.
Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul’da “Ulusal Enerji 2040” vizyonunu açıklarken, “Türkiye’nin COP31’de dünya kamuoyuna sunacağı hedef, 2035’te yüzde 35 elektrifikasyon olacak... Türkiye’yi 2040’ta yüzde 36 elektrifikasyon oranına ulaştırmak istiyoruz” dedi. Bayraktar, “Yıllık 15 milyar dolarlık yatırıma ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
Deprem enkazından anka kuşu ve zirve alanında kelebek bahçesi
Konferansın “Yeşil Bölge”sinde, deprem sonrası Hatay’dan toplanan enkazdan 140 metrekarelik alana “anka kuşu” yapısı inşa edildi. Dünya Bankası ve Fransız Kalkınma Ajansı’nın ortak finansmanıyla yürütülen KADİYAP projesi kapsamında inşa edilen yapının kavisli duvarları ve yedi burmalı sütunu, kalıp kullanılmadan üç boyutlu baskı teknolojisine sahip paletli bir robot tarafından oluşturuldu. Çatı panelleri ise plastik atıklardan üretildi. Yapı 54 ton ağırlığında; bunun yüzde 60’ı deprem enkazından oluşuyor. Baskı işlemi yalnızca 7 günde tamamlandı.

COP31 Başkanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Türkiye’nin dayanıklı kentler vizyonu COP31’de dünyaya ilham verecek. Zirvede dünyaya Yüzyılın İmarı kampanyasını anlatacak, küllerinden anka kuşu gibi yeniden doğan 11 kentimizin hikayesini dayanışma ve direncin sembolü olarak paylaşacağız” dedi.
Konya’nın Selçuklu Belediyesi de 2 bin 600 metrekarelik alana 10 türden 20 bin kelebeğin bulunduğu “Konya Tropikal Kelebek Bahçesi” kurdu. Kurum, “Doğanın renkleri COP31’de de yer alıyor. COP31 alanındaki tropikal kelebek bahçesiyle kanatlarımızı yeşil bir geleceğe doğru çırpıyoruz. Aradığınız ve hayalini kurduğunuz her şey burada” ifadelerini kullandı.