Gazze'de devam eden savaş ve yıkım, insanları hayatta kalmak için kadim zanaatlarına sarılmaya zorluyor. Evini ve yüzyıllık aile mesleği olan çömlek atölyesini İsrail saldırılarında kaybeden Cafer Atallah, şimdi kilden tuğlalarla barınma odaları inşa ederek hem mesleğini yaşatıyor hem de yerinden edilmiş ailelere umut oluyor.
Gazze kentinin Derc mahallesindeki evi ve fabrikası yıkılan Atallah, ailesiyle birlikte orta kesimdeki Zevayide beldesine sığındı. Burada, temel ihtiyaçlar için çömlek üretmeye başlayan usta, talepler üzerine kilden tuğla ve barınma odaları yapmaya yöneldi.
Yıkıntılar arasında yeniden doğan bir meslek
Çömlekçiliği 7 yaşında öğrenen ve bu mesleğin yaklaşık 100 yıldır ailesinden geldiğini söyleyen Cafer Atallah, "Fabrikayı, evi, makineleri, kalıpları, fırınları ve stokları kaybettik; yerinden edildiğimiz yerde sıfırdan başladık" diyor. Çocukken çamura bulanan elleri, şimdi yıkıntılar arasında yeni bir hayat kuruyor.
Kilden bir oda nasıl yapılır?
Atallah'ın atölyesinde ilk olarak toprak toplanıp suyla ıslatılıyor, ardından samanla yoğrularak dayanıklı hale getiriliyor. Hazırlanan çamur, ahşap kalıplara dökülerek tuğla haline getiriliyor ve güneşte 4-5 gün kurumaya bırakılıyor.
Kuruyan tuğlalarla önce temel kazılıp çamurla sıvanıyor, sonra duvarlar örülüyor. Pencere kemeri için eski bir araba lastiği kullanılıyor; lastik açıklığa yerleştirilip etrafı tuğla ve çamurla sabitleniyor. Yaklaşık 10 gün süren çalışmanın sonunda 4 metreye 4 metre (16 metrekare) büyüklüğünde, 2,5 metre yüksekliğinde bir oda tamamlanıyor.
Atallah, "Çamurdan testi ve tencere yapılabiliyorsa, insanları koruyacak bir oda da yapılabilir" diyerek, odanın yazın serin, kışın sıcak tuttuğunu ve çadıra göre çok daha sağlam olduğunu belirtiyor.
Elektrik kesintileri üretimi durduruyor
Atölyeye günde yalnızca 2 saat elektrik geliyor. Sabah 6'da işe başlasa da makinenin çalışması için elektriği beklemek zorunda kalan Atallah, "Makine, ellerimden çok elektriği bekliyor" diyor. Elektrik kesintilerinin üretimi durdurduğunu ve siparişleri yetiştiremedikleri için maddi kayba yol açtığını ifade ediyor.
Fiyatlar katlandı, talep arttı
Savaş öncesinde yaklaşık 12 tonluk bir kamyon dolusu kil 500 şekel (yaklaşık 166 dolar) iken, şimdi 1000 doların üzerine çıkmış durumda. Akaryakıt ve ulaşım sıkıntıları nedeniyle nakliye maliyetleri de katlandı. Bu artış, üretilen her parçaya yansıyor; çömlek ürünlerin fiyatı savaş öncesine göre yüzde 50'den fazla yükseldi.
Buna rağmen, çadırlarda yaşayan aileler için kilden bir oda büyük bir ihtiyaç haline geldi. Savaştan önce 200 dolar civarında olan bir banyo taburesi bugün 466 dolara kadar çıkarken, Atallah'ın ürettiği kilden modeller daha uygun fiyatlı bir alternatif sunuyor. Bir kilden odanın maliyeti ise yaklaşık 3000 doları buluyor.
Atallah, son günlerde yerinden edilmiş pek çok kişinin kendisine ulaşarak çadırlarının yanına benzer odalar yaptırmak istediğini söylüyor. "İnsanlar yıllardır çadırda yaşadıktan sonra kapalı bir mekân, kendilerini ve çocuklarını tozdan, soğuktan, kemirgenlerden koruyacak bir duvar arıyor" diyor.
Hedef: Tamamen kilden bir ev
Cafer Atallah, ilk modelin tamamlanmasının ardından daha büyük bir hayale yöneldi: iki oda, mutfak ve banyodan oluşan tamamen kilden bir ev inşa etmek. Evin içindeki su kapları, tabaklar ve sıhhi gereçler de yine çamurdan yapılacak. "Kilden oda artık bir ihtiyaç haline geldi; insanlar yıllar süren çadır hayatından sonra ailenin mahremiyetini ve onurunu koruyacak bir duvar arıyor" diyerek sözlerini tamamlıyor.