Irak'ta yolsuzlukla mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda aralarında milletvekilleri ve üst düzey bürokratların da bulunduğu 21 yetkili gözaltına alındı. Hükümet, diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
Başbakan Ali ez-Zeydi, Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, hükümetin yolsuzlukla mücadele ve kamu malını geri alma konusunda kararlı olduğunu vurguladı. "Kamu kaynaklarının güçlü bekçileri var" diyen ez-Zeydi, denetim ve yargı kurumlarına işaret etti.
Trilyon dolarlık fatura
Ekonomist Abdurrahman el-Meşhedani, El Cezire'ye yaptığı değerlendirmede, Irak'taki mali ve siyasi yolsuzluğun ekonomik maliyetinin 1 trilyon doları aştığını söyledi. Çalınan paraların büyük bölümünün yurt dışındaki ekonomilere aktığını belirten el-Meşhedani, daha önce hazırladığı bir çalışmada yurt dışına kaçırılan miktarın 600 milyar dolar olarak tahmin edildiğini, hükümetin bu rakamı 350 milyar dolar, eski Cumhurbaşkanı Berhem Salih'in ise 150 milyar dolar olarak açıkladığını hatırlattı.
El-Meşhedani, 2018 sonrasında yolsuzluğun benzeri görülmemiş biçimde yayıldığını, bazı bakanlık görevlerine gelebilmek için ödenen rüşvetin 5 milyon dolardan 50-100 milyon dolara yükseldiğini ifade etti. Bu artışın, çalınan paranın katlanarak büyüdüğünü gösterdiğini vurguladı.
Kalkınma çöktü, hizmetler durdu
Yolsuzluğun sonuçlarının yalnızca mali kayıpla sınırlı kalmadığını belirten el-Meşhedani, 2005'ten bu yana ülkede yaklaşık 9 bin okul eksiği bulunduğunu, sağlık sektöründe ise 1980'lerden beri yalnızca bir veya iki yeni hastane inşa edilebildiğini söyledi. Mevcut soruşturmalarda ele geçirilen 1-2 milyar dolarlık paranın, 10 stratejik fabrika kurmaya ve 5 ila 10 bin kişiye istihdam sağlamaya yeteceğini kaydetti.
Mali ve bankacılık uzmanı Mustafa Ekrem Hantuş da yolsuzluğun maliyetinin çalınan parayla sınırlı olmadığını, kamu hizmetlerinin gerilemesine, yeni nesillerin iş imkânlarından mahrum kalmasına ve devlet kurumlarının zayıflamasına yol açtığını dile getirdi. Hantuş, "Yolsuzluk, kamu kaynaklarının tükenmesi, kalkınma fırsatlarının heba edilmesi ve gelecek nesillerin tehdit edilmesi olmak üzere üç ana başlıkta ağır hasar bıraktı" dedi.
Hükümetten yeni adımlar
Irak hükümeti, yolsuzluktan elde edilen gelirlerin iadesi için Maliye Bakanlığı'na özel bir hesap açılması talimatı verdi. Dürüstlük Kurumu'na bağlı İade Dairesi, yurt dışında büyük miktarda mal varlığının dondurulduğunu ve şüphelilerin bu varlıkları kullanmasının engellendiğini duyurdu. Kurum, Adalet Bakanlığı ile eşgüdüm içinde bu paraların iadesi için hukuk davaları açıldığını bildirdi.
Gazeteci Mustafa Celil ise çalınan paraların iadesinin tek başına yeterli olmadığını, yolsuzluğun önlenmesi için kurumsal, yasal ve denetim reformlarının şart olduğunu söyledi. Celil, "Yağmalanan kaynaklarla müreffeh bir ülke, hatta iki ülke kurulabilirdi" ifadesini kullandı.
Operasyon, Irak'ın neredeyse tamamen petrol gelirlerine bağımlı olduğu, bütçenin onaylanmadığı, işsizliğin yüksek seyrettiği ve eğitim, sağlık, altyapı gibi alanlarda dev yatırımlara ihtiyaç duyulduğu bir dönemde gerçekleşiyor. Gözler, yargı sürecinin sonuçlarına ve kampanyanın 2003'ten bu yana biriken ekonomik faturayı hafifletip hafifletemeyeceğine çevrildi.