İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Mohibi, ABD’nin İran’a uyguladığı ekonomik ve deniz ablukasının Washington açısından Tahran’a kıyasla birkaç kat daha yüksek maliyet doğurabileceğini savundu.
Mohibi, İran’a 1 dolarlık ekonomik zarar vermeyi hedefleyen ABD’nin birkaç dolarlık maliyet ve kayıpla karşılaşabileceğini söyledi. İran’ın yaptırımlar ile baskı karşısında teslim olmayacağını belirtti.
Washington’ın İran hesabına itiraz
Mohibi, ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri güç, deniz filosu ve uçak gemileri üzerinden İran’ı geri adım atmaya zorlayabileceğine inandığını öne sürdü. Son gelişmelerin ise bu hesabın yanlış olduğunu gösterdiğini ifade etti.
ABD’nin yüksek borç yükü taşıdığını ve Çin ile diğer ülkeler karşısında ekonomik rekabet yaşadığını belirten Mohibi, Washington’ın İran’a karşı ekonomik savaş olarak nitelendirdiği mücadelede üstünlük kurmasının zor olduğunu dile getirdi.
Bölgesel baskı ve stratejik rezerv iddiası
Mohibi, bölgedeki gelişmelerin ABD’nin stratejik rezervleri üzerinde baskı oluşturduğunu ve bazı ham maddelere erişimi etkilediğini ileri sürdü. Bölgede alüminyum üretimi ve ihracatında meydana gelen aksamaların da bu tabloda rol oynadığını söyledi.
Ekonomik baskı ile ablukanın bunları uygulayan ülke açısından yüksek maliyetler yaratabileceğini belirten Mohibi, bu araçların tek başına zaferi güvence altına almadığını kaydetti.
Yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim
İran tarafının anlatımına göre çatışmalar, Şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başladı. Aynı anlatıma göre İran’ın ABD ve İsrail hedeflerine misilleme saldırıları düzenlemesinin ardından Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği çevresindeki gerilim yükseldi.
Washington, askeri operasyonlarının yanında Tahran’a yönelik ekonomik baskıyı da artırdı. İran’ın petrol, deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji ve finans sektörlerini hedef alan yaptırımlar uygulanırken, İranlı yetkililer yaptırımları ve deniz ticaretine getirilen kısıtlamaları ekonomik savaş ve abluka olarak nitelendiriyor.