İran'ın yeni dini lideri Mojtaba Hamenei, babası ve selefi Ali Hamenei'nin öldürülmesinin intikamının alınacağını ilan etti. Hamenei, yayımladığı yazılı açıklamada, "İntikam, milletimizin iradesidir ve mutlaka gerçekleşecektir." ifadelerini kullandı.
Mojtaba Hamenei, Şubat ayı sonlarında ABD-İsrail saldırılarıyla hayatını kaybeden babasının cenaze töreninden sonraki ilk mesajında, "Bu mesele ne benim şahsi varlığıma ne de diğer yetkililerin varlığına bağlıdır. Biz olsak da olmasak da gerçekleşecektir." dedi. Hamenei, hedef alınacak kişilerin listesini çıkardıklarını da ekledi.
Hamenei'nin bu açıklamalarından saatler önce ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformundan yaptığı paylaşımda, kendisine yönelik herhangi bir suikast girişiminin ABD'nin İran'ı "tamamen yok etmesine" yol açacağını belirtti. Trump, "1000 füze İran İslam Cumhuriyeti'ne kilitlenmiş ve yüklenmiş durumda; İran hükümetinin, dünyanın birçok köşesinde dile getirdiği, ABD Başkanı'nı öldürme veya öldürmeye teşebbüs etme tehdidini hayata geçirmesi halinde binlercesi daha hemen takip edecek." ifadelerini kullandı. Ayrıca, "Emirler çoktan verildi ve ABD ordusu, bir yıllık bir süre için İran'ın tüm bölgelerini tamamen yok etmeye ve imha etmeye hazır, istekli ve muktedir." diye ekledi.
Bu karşılıklı tehditler ortamında arabulucular diplomasiyi yeniden canlandırmaya çalışıyor. İran'ın Tesnim haber ajansının cuma günkü haberine göre Katar'dan bir heyet, arabuluculuk rolünü güçlendirmek amacıyla İran'ı ziyaret etti. Trump ise İran'la müzakerelerin süreceğini ancak bunu "vakit kaybı" olarak niteledi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran'ın geçen ay iki taraf arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından taahhütlerine bağlı kaldığını vurguladı. Arakçi, "İran şimdiye kadar sözünü tuttu. Gerçek şu ki ancak karşılıklı uyum olabilir." dedi.
Hormuz Boğazı, anlaşmanın önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor. İran, savaş sırasında ABD-İsrail saldırılarına misilleme olarak boğazı ticari gemilere kapatmıştı. Enerji zengini Körfez ülkelerinin petrol ve gaz ihracatı için kritik olan bu geçidin kapatılması dünya ekonomisini derinden etkiledi. İran, gemilerin geçişini kontrol etmekte ısrar ediyor ve ücret alacağını duyururken, savaş öncesi dönemin serbest seyrüseferine dönüş olmayacağını belirtiyor. Washington ise bu tutumu reddediyor.
ABD merkezli haber siteleri Axios ve Politico'nun haberlerine göre Washington, İran'a cumartesi gününe kadar Hormuz'dan geçen ticari gemilere ateşi kesmesi ve su yolunun açık olduğunu kabul etmesi için süre verdi. Bu haftaki karşılıklı saldırılar, İran'ın onayladığı rotadan sapan üç gemiyi hedef almakla suçlanması üzerine patlak verdi. Saldırıların ardından ABD ordusu, İran genelinde yaklaşık 90 hedefi vurdu. İran Sağlık Bakanlığı'nın cumartesi günkü açıklamasına göre ABD saldırılarında 17 kişi öldü, 115 kişi yaralandı. Saldırılar aynı zamanda İran'ın, ABD askeri üslerine ev sahipliği yapan Körfez'deki ABD müttefiki ülkelerine karşı misilleme dalgası başlatmasına neden oldu.
Katar, savaşta hedef alınan Körfez ülkelerinden biri olmasına rağmen diplomasiyi yeniden canlandırma çabalarına öncülük ediyor. Katar Emiri'nin cuma günü Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüşme gerçekleştirdiği bildirildi. Şerif, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile de görüştüğünü ve bölgede "zor kazanılmış barışı" korumasını istediğini açıkladı.
Öte yandan İran'ın Washington'la müzakerelerdeki baş müzakerecisi Muhammed Bagher Galibaf, İranlı yetkililere dayandırılan habere göre "Savaşı bitirmek dünya ülkeleri için bir öncelik ancak herkes şunu bilmeli ki bu çatışma İran'ın teslim olmasıyla sona ermeyecek." ifadelerini kullandı. Galibaf, İran halkının kendini savunmaya tamamen hazır olduğunu da sözlerine ekledi.