Hazar Denizi'nde İran bayraklı ticari bir gemiye yönelik saldırı, Tahran ile Kiev arasındaki tazminat görüşmelerinin merkezine yerleşti. İran'ın Rusya Büyükelçisi Kazım Celali, olay nedeniyle Ukrayna hükümetinden tazminat beklediklerini söyledi.
Celali, saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiğini, birkaç kişinin de yaralandığını belirtti. Geminin ticari yük taşıyan sivil bir araç olduğunu savunan büyükelçi, saldırının kasıtlı gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
İranlı büyükelçi, Ukrayna Dışişleri Bakanı'nın İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile iletişime geçerek açıklama yaptığını ve özür dilediğini aktardı. Celali ayrıca Kiev'in saldırının sorumluluğunu üstlendiğini ve benzer bir olayın tekrarlanmayacağı yönünde güvence verdiğini söyledi.
Tahran tazminata odaklandı
Ukrayna ile tazminat konusunda görüşmelerin sürdüğünü belirten Celali, bu süreçten sonuç çıkmasını umduklarını ifade etti. Tahran'ın şu aşamada Kiev'e karşı olası bir askeri karşılık yerine gemide oluşan zarar ve olaydan etkilenenler için tazminat talebine yoğunlaştığını kaydetti.
Celali, Avrupa ülkeleri ile ABD'nin Ukrayna'ya verdikleri destek nedeniyle Kiev'in eylemlerinden sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu. Tataristan Cumhuriyeti'ndeki ekonomik tesislere yönelik saldırılarda sivillerin hayatını kaybettiğini de ileri süren büyükelçi, Batılı ülkelerin bu olaylara yaklaşımını siyasi ve seçici olmakla eleştirdi.
Rusya'nın bölgesel diyalog önerisine destek
Rusya'nın İran ile Arap ülkeleri arasındaki diyaloğa aracılık etme önerisini olumlu karşıladıklarını söyleyen Celali, Moskova'yı zor zamanlarda gerçek bir dost olarak gördüklerini belirtti. Tahran'ın komşularıyla ilişkilerini geliştirmeye yönelik Rusya'nın her türlü rolüyle işbirliğine hazır olduğunu ifade etti.
Celali, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un İran ziyareti için henüz tarih belirlenmediğini de açıkladı. İki ülkenin üst düzey yetkilileri arasındaki istişarelerin gündemde kaldığını belirten büyükelçi, ziyaret tarihinin uygun zamanda duyurulacağını söyledi.
İran diplomasi ve askeri hazırlığı birlikte sürdürecek
ABD ile diplomatik temas ihtimalini değerlendiren Celali, diplomasi penceresinin hiçbir zaman tamamen kapanmayacağını dile getirdi. İran'ın müzakere ve diyaloğa hazır olmayı sürdürürken askeri hazırlığını da güçlendireceğini söyleyen büyükelçi, bu iki yaklaşımın birbiriyle çelişmediğini savundu.
Celali, ABD'nin İran kıyılarından uzakta konuşlanan gemilerinin Washington'ın daha önce verilen mesajı almış olabileceğini gösterdiğini öne sürdü. İran'ın ABD uçak gemisi Abraham Lincoln'e zarar verdiği yönündeki önceki açıklamasını yineleyen Celali, Amerikan askeri personeli ve teçhizatının durumuna ilişkin bazı haberlerin Pentagon ve ABD'li yetkililerce doğrulanmadığını da kabul etti.
Reşt-Astara ve enerji projeleri
İran ile Rusya arasındaki altyapı ve ekonomi projelerine ilişkin görüşmelerin sürdüğünü aktaran Celali, Reşt-Astara demir yolu projesini öncelikli başlık olarak gösterdi. Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru kapsamındaki proje için uygulama sözleşmesinde anlaşmaya varıldığını ve imza aşamasının planlandığını söyledi.
Rus gazının İran'a taşınması ve gerekli altyapının kurulması da dahil enerji işbirliği konusunda somut görüşmeler yapıldığını belirten Celali, Buşehr Nükleer Santrali'ndeki çalışmaların sürdüğünü aktardı. Büyükelçi, iki ülke arasındaki işbirliğinin yalnızca siyasi düzeyde kalmadığını ifade etti.
Nükleer tesislerle ilgili endişeler
Celali, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerindeki zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ele geçirmeye yönelik bir planı değerlendirdiği yönündeki haberleri de ele aldı. ABD ile İsrail'in uluslararası güvenceler kapsamındaki tesislere saldırdığını savunan büyükelçi, nükleer silah sahibi devletlerin nükleer silah sahibi olmayan bir ülkeye yönelik eylemlerinin endişe yarattığını söyledi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın bu gelişmeyi doğrudan kınamadığını ileri süren Celali, uluslararası nükleer silahların yayılmasını önleme rejiminin zayıflamasından İran'ın ve uluslararası toplumun endişe duyduğunu belirtti.
İran'daki okul saldırısı iddiası
İranlı büyükelçi, ABD'nin temmuz ayında İran'daki bir okula yönelik saldırıda sorumluluğu kabul etmediğini ve çocukları hedef almadığını açıkladığını söyledi. Olay yerinde Tomahawk füzelerine ait parçalar bulunduğunu ve çeşitli delillerin hedefin faal bir kız ilkokulu olduğunu gösterdiğini savunan Celali, ABD'nin bu iddiaları reddetmesini eleştirdi.
Celali, saldırıda hayatını kaybeden kız çocuklarının ve ailelerinin yaşadığı trajedinin unutulmayacağını ifade etti. Sorumluların ve saldırıyı teşvik edenlerin adalet önüne çıkarılması gerektiğini savundu.