Katar, ABD ile İran arasındaki gerilimi düşürmek ve bölgesel istikrarı güçlendirmek için diplomatik bir çağrı yaptı. Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Umman ve Bahreyn dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Görüşmelerde Al Sani, tüm tarafların diyalog ve diplomasiye bağlı kalması gerektiğini vurguladı. ABD-İran mutabakatı çerçevesinde uzlaşılan hususların, özellikle Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin sağlanması yönündeki adımların uygulanmasını talep etti.
Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, bu adımın bölgenin güvenliğini korumak, elde edilen kazanımları muhafaza etmek ve bölgesel istikrarı güçlendirmek amacını taşıdığı belirtildi. Al Sani, ülkesinin gerilimi düşürmeye ve kapsamlı bir barış anlaşmasına ulaşmaya yönelik tüm girişimlere tam destek verdiğini yineledi.
ABD ve İran arasındaki gerilim, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a saldırı başlatmasıyla tırmanmış, Tahran 3 binden fazla kişinin öldüğünü duyurmuş ve misilleme saldırılar düzenlemişti. İki ülke 18 Haziran'da bir mutabakat zaptı imzalayarak nihai ateşkes anlaşması için müzakerelere başlamış, ancak stratejik Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliği konusunda anlaşmazlık çıkmıştı.
8-24 Temmuz tarihlerinde ABD İran'a yeniden saldırılar düzenlerken, İran da Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri tesislerini hedef aldığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran'la sürdürülen müzakerelerin Tahran için iyi bir anlaşma yapmak adına "son şans" olduğunu söyledi. Trump, Pazar günü ise İran ve diğer Ortadoğu ülkelerinin, Hürmüz Boğazı'nın derhal, tamamen ve kapsamlı şekilde yeniden açılmasını ve İran'ın nükleer tehdidinin sona erdirilmesini sağlayacak bir anlaşma için süre talep ettiğini belirtmiş, bu talep üzerine hızlı bir anlaşma şartıyla saldırıyı iptal ettiğini açıklamıştı.
Trump, cuma günü yaptığı açıklamada ise Washington'un İran'a "çok ağır darbeler" vuracağını söylemişti. Öte yandan İran medyası, Pazar günü Hürmüz Boğazı'nın açılmasını öngören bir anlaşma yapıldığına dair haberlerin doğru olmadığını bildirdi.