Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülke güvenliğinin herhangi bir grubun tekelinde bulunmadığını belirterek toprakları koruyan tek silahın devletin meşru silahı olduğunu söyledi. Avn, güvenliğin ortak bir ulusal sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Avn bu açıklamayı, Musa Sadr'ın kayboluşunun 48. yıl dönümü öncesinde yaptı. Sadr'ın düşüncesinin, projesinin ve mesajının ortadan kaldırılamayacağını söyleyen Lübnan Cumhurbaşkanı, Sadr ile beraberindeki iki kişinin akıbetine ilişkin gerçeğin tamamen ortaya çıkarılmasını istedi.
Musa Sadr dosyası için diplomatik ve hukuki süreç
Joseph Avn, dosyanın ikili ve uluslararası düzeyde izlenmeye devam edeceğini, bunun için mevcut tüm diplomatik ve hukuki yolların kullanılacağını açıkladı.
Lübnan'daki Şii toplum, Musa Sadr, Şeyh Muhammed Yakub ve gazeteci Abbas Bedreddin'in 25 Ağustos 1978'de Libya'ya yaptıkları ziyaret sırasında kaçırılmasından Libya'nın eski lideri Muammer Kaddafi'yi sorumlu tutuyor. Kaddafi yönetimi ise bu suçlamayı reddedip üç kişinin İtalya'ya gittiğini savunmuştu.
Sadr ile iki arkadaşının Libya'da görüldüğü, üç Lübnanlının son kez aynı ayın 31'inde görüntülendiği ve ardından izlerinin kaybolduğu aktarıldı. Üç kişinin akıbeti bugüne kadar bilinmiyor.
Güney Lübnan'da devlet sorumluluğu çağrısı
Avn, Musa Sadr'ın güneyin unutulmuş bir bölgeye ya da müzakere aracına dönüştürülmemesi gerektiğini savunduğunu söyledi. Lübnan devletine güneyi ve burada yaşayan halkı koruma sorumluluğunu bütünüyle üstlenme çağrısı yapan Sadr'ın yaklaşımını hatırlattı.
Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in saldırılarıyla ateşkes ihlallerinin sürdüğünü de belirtti. Avn, bölge halkının her gün bedel ödediğini ve direndiğini ifade etti.
Konuşma, güney Lübnan'daki köy ve beldelere yönelik İsrail saldırılarının devam ettiği bir dönemde yapıldı. Beyrut ile Tel Aviv arasında, ABD'nin himayesinde yürütülen müzakereler kapsamında İsrail güçlerinin aşamalı çekilmesini öngören bir anlaşma bulunmasına rağmen bölgedeki gerilim sürüyor.
Lübnan'daki saldırıların bilançosu
Lübnan makamlarına göre İsrail, 2 Mart 2026'dan bu yana ülkeye yönelik saldırılarını sürdürüyor. Aynı makamlara göre saldırılarda 4 bin 352 kişi hayatını kaybetti, 12 bin 318 kişi yaralandı ve 1 milyondan fazla kişi yerinden oldu.
İsrail'in güney Lübnan'da bazıları onlarca yıldır, bazıları ise 2023-2024 yıllarında yaşanan savaşın ardından olmak üzere çeşitli bölgeleri kontrol ettiği belirtiliyor. Son saldırılar sırasında İsrail'in Lübnan topraklarındaki kontrol alanını genişlettiği ifade ediliyor.