Lübnan'ın güneyindeki Rmeish Belediye Başkanı Hanna el-Amil, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bölgedeki Hristiyan beldelerle ilgili iddialarını yalanladı. Netanyahu, ABD'li Fox News kanalına verdiği röportajda güney Lübnan'daki bazı Hristiyan köylerinin Hizbullah'tan korunmak için İsrail'e katılma talebinde bulunduğunu öne sürmüştü.
El-Amil, Lübnan resmi ajansına yaptığı açıklamada bu haberin tamamen asılsız olduğunu belirtti. Güneydeki hiçbir beldenin Netanyahu'nun iddia ettiği gibi bir talepte bulunmadığını vurguladı.
Daha önce de reddedilmişti
Belediye başkanı, böyle bir düşüncenin kesinlikle söz konusu olamayacağını ifade ederek daha önce 15 Hristiyan beldenin de benzer iddiaları reddettiğine dikkat çekti.
Bölge sakinleri saldırılara rağmen evlerinde kaldı
Maruni Hristiyanların çoğunlukta olduğu bu bölgeler İsrail'in kuzey sınırına yakın konumda bulunuyor. Bölge sakinleri, köylerinde Hizbullah'a ait herhangi bir faaliyet olmadığı gerekçesiyle İsrail'in 2 Mart 2026'dan bu yana sürdürdüğü saldırılara rağmen evlerinde kalmayı tercih etti.
Ancak bu beldeler, saldırılar sırasında ve Nisan ayında ateşkes ilan edilmesinin ardından da insani sıkıntılardan kurtulamadı.
El-Amil, söz konusu beldelerin taraf değil, vatanseverlikle, toprağa ve Lübnan kimliğine bağlılıkla atan Lübnan'ın kalbi olduğunu söyledi. Daha önce açık bir yalanlama yapılmasına rağmen bu iddiaların yeniden gündeme getirilmesini şaşkınlıkla karşıladığını belirtti.
İsrail'in işgali ve ateşkes ihlalleri sürüyor
İsrail, Kasım 2024'ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına ve 26 Haziran 2026'da imzalanan, işgal altındaki tüm Lübnan topraklarından kademeli çekilmeyi öngören çerçeve anlaşmasına rağmen 2 Mart 2026'dan beri Lübnan'a yönelik hava saldırıları, bombardıman ve tekrarlanan ihlaller gerçekleştiriyor.
İsrail, güney Lübnan'da bazıları onlarca yıldır, bazıları ise 2023-2024 arasındaki önceki savaştan bu yana olmak üzere çeşitli bölgeleri işgal altında tutuyor. Mevcut saldırı dalgasında ise 10 kilometreden fazla içeriye ilerledi.
İsrail ayrıca Filistin'i ve Suriye'deki bazı toprakları işgal altında bulunduruyor, buralardan çekilmeyi ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarında öngörülen bağımsız Filistin devletinin kurulmasını reddediyor.