Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Georgiy Borisenko ile Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Miao Deyu, Orta Doğu ve Afrika'daki gelişmeleri değerlendirmek üzere siyasi istişareler gerçekleştirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın 22 Temmuz Çarşamba günü yaptığı açıklamaya göre, görüşmede Orta Doğu'daki tırmanan gerilime odaklanıldı. ABD ile İran arasındaki çatışmaların derhal durdurulması ve "İslamabad Memorandumu" temelinde siyasi-diplomatik sürece dönülerek kapsamlı bir anlaşma sağlanması gerektiği vurgulandı. Pakistanlı ve Arap arabulucuların çabaları desteklendi.
"Dış aktörlerin görevi çelişkileri körüklemek değil, barışa yönelik hareketi teşvik etmektir" denilen açıklamada, Rus tarafının Basra Körfezi bölgesinde güncellenmiş Kolektif Güvenlik Konsepti çerçevesindeki önerilerini paylaştığı belirtildi.
Filistin sorunu öncelikli
Diplomatlar, Orta Doğu'daki olumsuz gelişmelerin, Filistin-İsrail ihtilafının çözümü gibi bölge için öncelikli görevi gölgelememesi gerektiği konusunda mutabık kaldı.
Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması ve Batı Şeria'da durumun hızla normalleşmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bağımsız, toprak bütünlüğüne sahip ve yaşayabilir bir Filistin devletinin kurulmasını öngören uluslararası hukuk temelinde kapsamlı çözümden yana ortak tutum teyit edildi.
Görüşmede ayrıca Lübnan, Suriye, Yemen, Sudan ve Libya'daki durum da ele alındı. Taraflar, Rusya-Afrika Ortaklık Forumu ve Çin-Afrika İşbirliği Forumu kapsamındaki faaliyetlere ilişkin deneyimlerini paylaştı.
Afrika'daki çatışmalar ve işbirliği
Afrika kıtasındaki çatışmaların önlenmesi ve çözümü konusuna ayrı bir önem verildi. Rusya ve Çin'in, "Afrika sorunlarına Afrika çözümü" ilkesi temelinde Afrika ülkelerine güvenlik alanındaki zorlukların aşılmasında destek koordinasyonu ele alındı.
İstişareler sonucunda, Rusya ve Çin'in Orta Doğu ve Afrika'daki kriz durumlarına yaklaşımlarının yakınlığı veya örtüştüğü belirtildi. Bu durumun, bölgesel ihtilafların uluslararası hukuk temelinde ve ilgili tüm tarafların çıkar dengesi gözetilerek etkili şekilde çözümüne katkı amacıyla Moskova ile Pekin arasındaki dış politika eşgüdümünün daha da artırılması için zemin oluşturduğu kaydedildi.
Açıklamada, Rusya ve Çin'in, Afrika'nın özgün ve etkili bir dünya kalkınma merkezi haline gelmesine katkıda bulunma ve Afrika ülkelerinin egemenliklerini her boyutuyla güçlendirmelerine yardımcı olma konusundaki karşılıklı arzusu da vurgulandı.