İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, pazartesi günü ülkesinin kararlarının yalnızca Madrid'de alındığını vurguladı. Sánchez, Barselona'da düzenlenen "World in Progress" forumunda, "İspanya, Washington'dan, elbette Tel Aviv'den, Moskova'dan veya Buenos Aires'ten değil, İspanya'dan yönetilir. Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu yol budur" dedi.
Sánchez'in Tel Aviv'e yönelik bu göndermesi, Madrid ile İsrail arasında uzun süredir devam eden gerilimin ardından geldi. İspanya, Mayıs 2024'te Filistin devletini tanımış, 2025'te İsrail'le silah ticaretine ambargo koymuştu. Sánchez, Gazze'de yaşananları soykırım olarak nitelendirmişti.
Sánchez, "Avrupa'yı yeniden düşünmek" başlıklı konuşmasını, El País gazetesinin sahibi Prisa medya grubunun düzenlediği forumun üçüncü oturumunun açılışında, Katalonya Kongre Sarayı'nda yaptı. Avusturyalı yazar Stefan Zweig'ın "Dünün Dünyası" kitabına atıfta bulunan Sánchez, ilerlemenin "garanti kabul edilemeyeceği" uyarısında bulundu. Sánchez, aşırı sağla ittifak yapan muhafazakâr partilerin, dünya genelinde bu hareketi finanse eden ve yönlendiren yabancı liderlere ve oligarklara bağlı güçlerle el ele verdiğini söyledi.
"Hukuksuz savaş" ve 100 milyar avroluk fatura
Sánchez, konuşmasının bir bölümünü Orta Doğu'ya ayırarak, "bu hukuksuz savaşın" ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin, enerji kaynakları üzerindeki mücadelenin Avrupa'ya ve dünyanın geri kalanına, özellikle de Küresel Güney ülkelerine ödettiği bedeli gösterdiğini söyledi.
Sánchez, yakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle savaşın yıl başından bu yana Avrupalılara 100 milyar avro ek maliyet getirdiğini belirtti. Madrid, mart ayında ABD güçlerinin İran'a yönelik savaşla bağlantılı operasyonlarda Rota ve Morón üslerini kullanmasına izin vermemişti. Bunun üzerine ABD Başkanı Donald Trump, İspanya ile ticareti kesme tehdidinde bulunmuş, Sánchez ise "Savaşa hayır" yanıtını vermişti.
Sánchez, hükümetinin sekiz yıl önce yenilenebilir enerjiye yönelmesinin ülkeyi şoklara karşı daha az kırılgan hale getirdiğini söyledi. Yenilenebilir kaynaklar artık İspanya'daki elektriğin yarısından fazlasını üretiyor. Sánchez ayrıca Brüksel'in kalkınma yardımları bütçesini azaltma önerilerini eleştirdi.
Avrupa "ahlaki bir fener"
Sánchez, Avrupa projesinin gerilediği yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Avrupa'dan ayrılmak değil, Avrupa'ya katılmak isteyen ülkeler bulunduğunu söyleyen Sánchez, 2016'da birlikten ayrılma referandumu düzenleyerek "hata yapan" ve bugün birlikle ilişkisini yeniden değerlendiren ülkeye işaret etti. Sánchez, Avrupa Birliği'nin "insanlık için ahlaki bir fener" ve insan hakları, demokrasi, toplumsal ve bölgesel bütünlük ile ilerleme için bir can simidi olduğunu söyledi.
"Aşırı sağın enternasyonalizmi" uyarısı
Sánchez, aşırı sağ açısından çatışma ve karşı karşıya gelmenin "iktidara ulaşmanın yalnızca bir aracı değil, başlı başına bir amaç" olduğu uyarısında bulundu. Sánchez, kendi ifadesiyle "aşırı sağın enternasyonalizminin", Avrupa'yı içeriden zayıflatmak için sınırları aşan ittifaklar kurduğunu söyledi.
Sánchez'in açıklamaları, İspanya'da 29 Kasım'da yapılacak genel seçimler öncesinde geldi. Sánchez, muhafazakâr Halk Partisi'ni aşırı sağcı Vox ile yakınlaşması nedeniyle eleştirirken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Polonya Başbakanı Donald Tusk'ı aşırı sağla ittifak kurmayı reddettikleri için övdü.
Sánchez daha fazla birlik çağrısı yaparak, "Avrupa birlik olduğunda kazanır" dedi. Sánchez, Ukrayna'daki savaşın en zorlu dönemlerinde doğal gazın ortak satın alınmasını buna örnek gösterdi.
Sánchez sözlerini şöyle tamamladı: "Daha az Avrupa isteyenlerle karşı karşıya olduğumuzda cevabımız mutlaka daha fazla Avrupa olmalıdır."
Video: El País / Clash Report. Kapak fotoğrafı: Gianluca Battista / El País