İsrail'in Hayfa Körfezi'ndeki Bazan rafineri kompleksine yönelik İran füze saldırılarının gerçek boyutu, sızdırılan bir İçişleri Bakanlığı belgesiyle gün yüzüne çıktı. Belgeye göre, hasar daha önce yetkililerin kabul ettiğinden çok daha kapsamlı.
Quds News Network'ün aktardığı belgede, gaz türbinleri, buhar kazanları, elektrik odaları ve yardımcı sistemlerde daha önce kamuoyuna duyurulmayan hasarların oluştuğu kaydedildi. Ayrıca saldırıda vurulan bir petrol türevleri depolama tankının tamamen kullanılamaz hale geldiği ve 12.700 metreküp kapasiteli yeni bir tankla değiştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Haziran ayındaki saldırı, rafinerinin enerji santralini ciddi şekilde hasara uğratmış, operasyonları aksatmış ve üç işçinin ölümüne neden olmuştu. O dönem Bazan yetkilileri kayıpları 150-200 milyon dolar olarak tahmin ederken, İsrailli yetkililer akaryakıt tedarikinin etkilenmeyeceğini savunmuştu.
Ancak sızdırılan belge, depolama tankının yıkılmasının "piyasanın gerektirdiği özelliklere uygun benzin üretme ve tüketicilere sunma kabiliyetini doğrudan etkilediğini" ortaya koydu. Bu ifade, dönemin Enerji Bakanı Eli Cohen'in "saldırılar üretim tesislerine zarar vermedi, yakıt tedarikini etkilemeyecek" şeklindeki açıklamalarıyla çelişiyor.
Belgede ayrıca yeniden inşa için onaylanan alanın Haziran saldırısı sonrası izin verilen alanın neredeyse iki katı olduğu, bunun da yıkımın boyutunun önceden kabul edilenden çok daha büyük olduğuna işaret ettiği belirtildi.
QNN'nin aktardığı İçişleri Bakanlığı belgesine göre, Bazan kompleksinin tamamen eski haline getirilmesi 2028'den önce beklenmiyor. Bu tarih, İsrail kabinesinin 2031 yılında Hayfa Körfezi'ndeki petrokimya endüstrilerini tahliye planından yalnızca üç yıl öncesine denk geliyor.
Belge, hasarın "İsrail'in en önemli enerji tesislerinden birindeki temel operasyonel ve depolama bileşenlerini" etkilediği sonucuna vararak, üretim ve yakıt tedarikinin sürdürülmesi için yıllarca sürecek bir yeniden inşa sürecini zorunlu kıldığını vurguluyor.