Suriye'de Beşşar Esed rejiminin devrilmesinden sonra kurulan Halk Meclisi'nde Türkmen toplumunu temsilen 9 milletvekili yer alacak. Bu sayı, Suriye siyasi tarihinde Türkmenler için ulaşılan en yüksek temsil seviyesini ifade ediyor. Milletvekilleri arasında, Suriye Türkmen Meclisi Başkanı ve eski Geçici Hükümet Başbakanı Abdürrahman Mustafa da bulunuyor.
Anadolu Ajansı'na konuşan Mustafa, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın kendisini Halk Meclisi üyeliğine atamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Mustafa, 14 yıldır sürdürdükleri siyasi mücadelenin nihai amacının yeni bir Suriye inşa etmek olduğunu belirtti.
"Biz bu ülkenin misafiri değiliz"
Abdürrahman Mustafa, "Biz Türkmeniz, aynı zamanda Suriyeliyiz. Bu ülkenin misafiri değiliz. Bin yıldır bu topraklarda yaşıyoruz. Tarihi varlığımız var ve bu ülkenin asli unsurlarından biriyiz" dedi. Suriye Türkmenlerinin ülkenin toprak bütünlüğü için verdiği mücadeleye ve kayıplara dikkat çeken Mustafa, Türkmen kimliğinin korunmasının bölücülük anlamına gelmediğini vurguladı.
Mustafa, "Türkmen kimliği ile ulusal kimlik arasında hiçbir çelişki yok. Biz Suriye'nin ulusal birliği ve toprak bütünlüğü içerisinde dilimizin, kültürümüzün ve kimliğimizin tanınmasını istiyoruz. Bu bir imtiyaz değil, vatandaşlık hakkıdır" ifadelerini kullandı.
Tüm bileşenler için eşit haklar
Yeni Suriye'de yalnızca Türkmenler için değil, Kürtler, Çerkezler, Ermeniler ve diğer tüm toplumsal gruplar için eşit vatandaşlık ilkesinin geçerli olması gerektiğini söyleyen Mustafa, herkesin kendi dilini ve kültürünü özgürce yaşayabilmesinin anayasal güvenceye alınması gerektiğini kaydetti.
Mustafa, "Biz 2011'den beri Türkmenler için ne istediysek Kürtler için de Çerkezler için de Ermeniler için de istedik. Kültürel haklar siyasi imtiyaz değil. Eşit vatandaşlık, kültürel haklar, dil hakkı, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı herkes için geçerli olmalıdır" dedi.
Yerel yönetimler ve adalet vurgusu
Yeni dönemde yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin önemine işaret eden Mustafa, siyasi değil, idari ademimerkeziyetçiliği savunduğunu belirtti. "Yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmesi Suriye'nin bölünmesine değil, tam tersine toprak bütünlüğünün korunmasına hizmet eder. Aşırı merkeziyetçilik zamanla otoriterleşmeyi beraberinde getirebilir" diye konuştu.
Geçiş adaletinin yeni dönemin en önemli konularından biri olduğunu ifade eden Mustafa, savaş döneminde suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesinin toplumsal barış için hayati önem taşıdığını söyledi. Mustafa, "Geçiş adaleti uygulanmazsa insanlar haklarını kendi yöntemleriyle aramaya kalkabilir. Bu da toplumsal çatışmaları artırır. Adaletin sağlanması, toplumsal barışın korunmasının ön şartıdır" değerlendirmesinde bulundu.
"Kimsenin dışlanmadığı bir Suriye"
Halk Meclisi'ndeki görevini hem Türkmenlerin hem de tüm Suriyelilerin temsilcisi olarak yürüteceğini belirten Mustafa, yasama çalışmalarında eşit vatandaşlık anlayışını güçlendirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Mustafa, "Türkmen kimliğimizi korurken aynı zamanda tüm Suriyelileri kapsayan bir ulusal kimliği güçlendirmemiz gerekiyor. Kimsenin dışlanmadığı, herkesin kendisini bu ülkenin ortağı olarak gördüğü bir Suriye inşa etmek istiyoruz" dedi.