Türkiye ile İran’ın ortak kültürel mirasına ilişkin değerlendirmelerin öne çıktığı törende, Mevlana’nın Dîvân-ı Kebîr adlı eserinin yeni baskısı Tahran’daki Üniversite Yayın Merkezi Konferans Salonu’nda tanıtıldı.
Programa Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, Tahran Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Doç. Dr. Umut Başar ve çok sayıda akademisyen katıldı.
Kırlangıç, yeni neşrin önceki çalışmayı temel aldığını ve esere çeşitli açıklamalar eklendiğini belirtti. Önceki baskılarda yer alan bazı yanlış kayıtların düzeltildiğini ifade eden Kırlangıç, müphem noktaların açıklığa kavuşturulduğunu ve bilinmeyen bazı kelimelerin dipnotlarda açıklandığını söyledi.
Baskının öne çıkan yönleri arasında Türkçe, Arapça ve Yunanca ibareler ile mısraların çevirilerinin bulunması yer aldı. Kırlangıç, bu özelliğin çalışma açısından önemli bir hizmet sunduğunu dile getirdi.
Türkiye ve İran’ın ortak kültürel mirası
Dîvân-ı Kebîr’i İran ile Türkiye’nin ortak eseri ve Anadolu’da oluşan Farsça bir eser olarak tanımlayan Kırlangıç, İran’da Mesnevi’nin daha fazla okunduğunu, Dîvân-ı Kebîr’in ise daha zor ve farklı bir eser olduğunu söyledi. Yeni baskının, eserin İran’da yeniden dikkate alınmasına katkı sağladığını belirtti.
Kırlangıç, çalışmanın Türkiye ile İran arasındaki kültürel bağları yeniden hatırlattığını kaydetti. Kültürel ilişkilerin siyasi ilişkilerdeki iniş çıkışların ötesinde ve daha derin olduğunu ifade etti.
Başar da İran ile Türkiye arasındaki bağın komşulukla sınırlı olmadığını, iki ülkenin ortak bir kültürel mirası paylaştığını söyledi. İranlılar ile Türklerin yaklaşık bin yıldır karşılıklı etkileşim içinde bulunduğunu belirten Başar, iki toplumu müşterek bir kültürün mensupları olarak değerlendirdi.
Kültürel ilişkilerin yüzyıllardır siyasi ilişkilerin ötesinde devam ettiğini dile getiren Başar, siyasi ilişkilerde dönemsel değişimler yaşanabilse de esas olanın refakat ve ortaklık olduğunu ifade etti.