Türkiye'nin komşusu Suriye'ye yönelik ihracatı 2026 yılının ilk yarısında önemli bir artış kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verileri, ocak-haziran döneminde Suriye'ye yapılan ihracatın değerinin, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,4 artarak 1 milyar 284 milyon 328 bin dolara yükseldiğini ortaya koydu.
İhracat miktarı da 3 milyon 182 bin 61 ton olarak gerçekleşirken, bu rakam 2025'in ilk yarısına kıyasla yüzde 36,6'lık bir büyümeye işaret ediyor.
İhracat kalemleri arasında 103 milyon 879 bin dolarla un ve unlu mamuller sektörü ilk sırada yer aldı. Bu sektörü, 102 milyon 256 bin dolarla çimento ve 80 milyon 107 bin dolarla elektrikli ürünler ve enerji malları takip etti. Çimento ihracatındaki yüzde 116,8'lik artış dikkat çekici oldu.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Suriye'ye ihracatı ise aynı dönemde 461 milyon 823 bin dolar olarak kaydedildi. Bölgenin ihracatı değer bazında yüzde 11,4, miktar bazında ise yüzde 34,6 oranında büyüdü.
‘Pozitif eğilim devam ediyor’
TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu, Suriye pazarına yönelik ihracatta 2025 yılında yaklaşık yüzde 70'lik bir artış yakaladıklarını, 2026'da da bu pozitif eğilimin sürdüğünü ifade etti.
Kadooğlu, bankacılık sisteminin uluslararası finans entegrasyonu, güvenlik koşullarındaki iyileşme ve İslahiye ile Nusaybin sınır kapılarının tam kapasite faaliyete geçme hazırlıklarının ticareti olumlu etkileyeceğini belirtti. "İki ülke yönetimlerinin karşılıklı attığı pozitif adımlar, ortak gelecek vizyonumuzu güçlendiriyor" dedi.
Haziran ayında Suriye'de yürürlüğe giren yeni kararnameyle binden fazla üründe gümrük vergilerinin güncellendiğini hatırlatan Kadooğlu, Türkiye'nin bu oranların iki ülkenin ortak ticaret stratejisi çerçevesinde revize edilmesini beklediğini söyledi.
Yüksek tarifelerin ihracat maliyetlerini önemli ölçüde artırdığını vurgulayan Kadooğlu, ton başına 1000 dolara varan gümrük vergileri ve ek masraflarla 20 ton kapasiteli bir tırın toplam maliyetinin yaklaşık 25 bin doları bulduğu örneğini verdi. Bu yükün karşılıklı diyalogla makul seviyeye çekilmesinin hem Türkiye'nin ihracat potansiyelini artıracağını hem de Suriye'nin ihtiyaç duyduğu ürünlere daha kolay erişmesini sağlayacağını dile getirdi.
Kadooğlu, iki ülke arasındaki serbest ticaret anlaşmasının yeniden işlerlik kazanmasının ticareti daha öngörülebilir ve sürdürülebilir hale getireceğini de sözlerine ekledi.