Yaklaşık 1.700 Filistinlinin naaşının İsrail tarafından ileride yapılabilecek pazarlıklarda kullanılmak üzere tutulduğu öne sürüldü.
İsrail’deki güvenlik kurumları içindeki değerlendirmelerde, naaşların İsrailli esir veya kayıpların bulunması ihtimaline karşı muhafaza edilmesi gerektiği savunuldu. Şin Bet Başkanı David Zini’nin bu görüşü desteklediği, İsrail ordusunun da aynı yaklaşımı benimsediği aktarıldı.
Naaşların çoğu Gazze’den
Tutulan naaşların büyük bölümünün, 7 Ekim 2023’teki saldırıya ya da sonrasında yaşanan çatışmalara katıldığı öne sürülen Gazze Şeridi sakinlerine ait olduğu belirtildi. Naaşlar arasında çatışmalara katılmayan Filistinlilere ait olanların da bulunduğu ifade edildi.
İsrail hukuk çevrelerinin değerlendirmesine göre, siyasi ve güvenlik kabinesi bu konuda ilkesel bir görüşme yapmadığı sürece, çatışmalara katıldığı kanıtlanmayan Filistinlilerin naaşlarını tutmak için devletin fiilen yetkisi bulunmuyor.
7 Ekim saldırısı ve sonrasındaki gelişmeler
Hamas mensupları 7 Ekim 2023’te Gazze çevresindeki askeri üsler ile yerleşimlere saldırdı; saldırılarda İsrailliler öldürüldü ve esir alındı. Hamas, saldırıyı İsrail’in Filistinlilere ve kutsal mekânlara yönelik uygulamalarına tepki olarak savundu.
İsrailli yetkililer, 7 Ekim olayını ülke tarihindeki en büyük istihbarat ve askeri başarısızlıklardan biri olarak nitelendiriyor. Olayın İsrail ile ordusunun uluslararası itibarına ciddi zarar verdiği görüşü de aktarılıyor.
Filistinli kuruluşun açıklaması
Filistin’de naaşların iadesi ve kayıpların akıbetinin açıklanması için çalışma yürüten bir sivil toplum kuruluşu, Ekim 2025’te İsrail ordusunun Gazze’den yaklaşık 1.500 Filistinlinin naaşını Sde Teiman kampında tuttuğunu bildirdi.
Filistin resmi verilerine göre, 8 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 73 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 174 binden fazla kişi yaralandı. Aynı verilere göre Gazze’deki altyapının yaklaşık yüzde 90’ı zarar gördü; ölen ve yaralananların çoğunluğunu çocuklar ile kadınlar oluşturdu.