ABD Adalet Bakanlığı, Somali kökenli Demokrat Kongre üyesi Ilhan Omar’ın avukatlarının Washington’daki evinde yapılan aramaya ilişkin iddialarını reddederek mektubun “yanlış iddialar ve hatalarla dolu” olduğunu açıkladı.
Omar’ın avukatları cuma günü gönderdikleri mektupta telefonu da dahil el konulan eşyaların iadesini istemiş, İç Güvenlik Bakanlığı görevlilerinin 12 Ekim’de yaptığı aramanın “ne haklı ne de hukuka uygun” olduğunu ve ara seçimlere haftalar kala siyasi amaçla yapıldığını savunmuştu.
Göçmenlik soruşturması

Arama, aralarında Omar’ın akrabalarının da bulunduğu kişilere 12’den fazla büyük jüri celbi gönderilen bir göçmenlik dolandırıcılığı soruşturmasının parçası. İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin ailenin göçmenlik belgelerine işaret ederken, avukatlar 2000’de vatandaş olan Omar’ın vatandaşlık yasalarını çiğnediğine dair “meşru hiçbir dayanak” bulunmadığını vurguluyor.
Gelişme, Trump’ın Somali’ye yönelik sert söyleminin sürdüğü bir döneme denk geldi. Trump yakın zamanda Somali için “bir ülke değil” demiş, aramadan günler önce bir mitingde Omar’dan aşağılayıcı ifadelerle söz etmişti. Trump daha sonra aramayla “hiçbir ilgisi olmadığını” söyledi.
Omar’ın avukatları: Yargıcın istediği koruma uygulanmadı
Avukatlar Amy Jeffress ve Joshua Matz’ın Adalet Bakanlığı’na yazdığı 16 Ekim tarihli mektup, sulh yargıcının arama kararında vekilin yasama ayrıcalıklarını koruyacak bir mekanizma bulunmamasından kaygı duyduğunu ortaya koyuyor. Mektuba göre HSI ajanları arama anında ne Omar’a ne de Temsilciler Meclisi Hukuk Müşavirliği’ne haber verdi, Omar’ın bir saati aşkın süre avukatını aramasına izin vermedi. Bakanlık ise mektubun sızdırılmasının “reklam hamlesinden” ibaret olduğunu söyledi.
Buna karşın İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin “güçlü bir davadan” söz etti. Charlie Kirk Show’a konuşan Mullin, aynı gün başka arama kararlarının da uygulandığını açıkladı ve dosyanın büyük jüriye sevk edilmesini beklediklerini söyledi. Soruşturma, vekilin çocukken vefat eden babasının yaptığı göçmenlik başvurusuyla ilgili.
Somali kökenli ve hakkında resmî suçlama bulunmayan Omar, yaşananın “siyasi rakipleri hedef alma ve kolluk güçlerini silaha çevirme girişimi” olduğunu belirterek susmayacağını söyledi. The Nation’dan Elie Mystal da Omar’ın hedef alınmasının her göçmeni, her farklı ten rengindeki insanı ve sesini yükselten her aktivisti hedef almak anlamına geldiğini yazdı.