Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Orta Doğu ve Suriye’nin kimyasal silah dosyasını görüştüğü oturumda konuşan Birleşmiş Milletler Silahsızlanma İşlerinden Sorumlu Yüksek Temsilcisi ve Genel Sekreter Yardımcısı Izumi Nakamitsu, kimyasal maddelerin geri döndürülemez şekilde imha edildiğini bildirdi.
Nakamitsu, Birleşmiş Milletler ile Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü ekiplerinin ağustos ayında Suriye’deki kimyasal silah depolama ve imha tesislerinde denetim ve doğrulama çalışmaları yaptığını aktardı.
Suriye’nin stokları doğrulandı
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün, Suriye’nin son açıklamalarında yer alan stoklarla tespit edilen stokların birbirine uyduğunu doğruladığını söyleyen Nakamitsu, kimyasal maddelerin geri döndürülemez biçimde imha edildiğinin de teyit edildiğini belirtti.
Söz konusu teyit, örgütün Suriye’den gelen kimyasal maddelerin imha edildiğini 2014’ten bu yana ilk kez doğrulaması anlamına geliyor. Nakamitsu ayrıca Şam’ın örgütle düzenli iş birliğini memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Deyrizor’daki nükleer maddeler
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi ise ağustos ayının ortasında, Suriye’nin doğusundaki Deyrizor ilinde devrik rejim döneminden kalan birkaç ton nükleer maddenin bulunduğunu açıklamıştı.
Grossi, temmuz ayında Şam’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile görüştü. Suriye Cumhurbaşkanlığı, görüşmede taraflar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi için atılabilecek adımların ele alındığını duyurdu.
Denetçilere kısıtlamasız erişim
Grossi, Suriye’deki yeni dönemde ilk ziyaretini Haziran 2025’te yaptı. Şara ile görüşen Grossi, çözüm bekleyen dosyaları değerlendirdi.
Bu ziyaretin ardından Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetçilerine, doğrulama çalışmalarının sürdürüldüğü ilgili noktalara "anında ve kısıtlama olmaksızın" erişim hakkı tanındı. Grossi, gelişmenin ardından Şam’ın şeffaflığını övdü.
Ajans, Suriye’de tıbbi ve kalkınma alanlarını kapsayan bir destek programı da başlattı. Program çerçevesinde kanserle mücadele ekipmanları sağlanırken tarım ve su alanlarında yardımlar yapıldı; nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla ve elektrik üretiminde kullanılması da ele alındı.