Dünya Müslüman Alimler Birliği, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı İslam aleminin birliği ve bağımsızlığı açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Birlik, anlaşmanın İslam ümmetinin ortak tehditler karşısındaki gücünü artıracağını belirtti.
Birliğin yazılı açıklamasında, Kur'an-ı Kerim'de birlik ve dayanışmayı teşvik eden ayetlere atıf yapıldı. Açıklamada, anlaşmanın 7 Ağustos'ta Mekke-i Mükerreme'de, Mescid-i Haram'ın gölgesinde imzalanmasının derin manevi ve sembolik anlam taşıdığı ifade edildi.
Anlaşmanın kapsamı genişletilsin
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın askeri ve güvenlik alanlarıyla sınırlı bırakılmaması çağrısı yapan Birlik, mutabakatın siyasi, ekonomik, sosyal, bilimsel ve kalkınma alanlarında kurumsal işbirliğine dönüştürülmesini istedi.
Açıklamada, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bir araya gelmesinin stratejik ağırlık taşıdığı savunuldu. Suudi Arabistan'ın dini, tarihi, siyasi ve ekonomik ağırlığına; Türkiye'nin siyasi, askeri, sanayi ve ekonomik gücüne; Pakistan'ın ise askeri yetkinliği ve stratejik konumuna dikkat çekildi.
Birlik, üç ülkenin ortak hareketinin İslam dünyasında birlik ve işbirliğinin güçlenmesi için sağlam bir çekirdek oluşturabileceğini belirtti.
Filistin ve Mescid-i Aksa çağrısı
Açıklamada, girişimin Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'la sınırlı kalmaması istendi. Başta Filistin davası ve Mescid-i Aksa'nın korunması olmak üzere İslam dünyasının temel meselelerine inanan diğer Müslüman ülkelerin de sürece katılması çağrısı yapıldı.
Dünya Müslüman Alimler Birliği, İslam ülkelerinin liderleri, alimleri ve kurumlarından anlaşmanın sunduğu fırsatları değerlendirmelerini istedi. Birlik, ortak çıkarlar doğrultusunda entegrasyonun sağlanması ve İslam dünyasında huzur, güvenlik ve işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.