Bölgede milyonlarca insanı etkileyen gıda krizlerini daha da derinleştirme riski taşıyan El Niño hava olayı, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri için büyük bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, mevcut dalganın 2015-2016'daki tarihi olaydan daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini altı kritik nedene dayandırıyor.
Pasifik Okyanusu'nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının anormal biçimde ısınmasıyla ortaya çıkan El Niño, dünya genelinde kuraklık ve sel gibi aşırı hava olaylarına yol açıyor. 2 ila 7 yılda bir oluşan bu fenomen, 9 ay ile 2 yıl arasında sürüyor. Son büyük El Niño 2015-2016'da yaşanmış ve Dünya Gıda Programı verilerine göre Afrika, Asya ve Latin Amerika'da 60 milyon kişiyi şiddetli gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bırakmıştı.
Mevcut El Niño'nun Ağustos ve Eylül aylarında güçlenerek 2026 sonu veya 2027 başında zirveye ulaşması bekleniyor. Bilim insanları, dalganın şiddetini önümüzdeki aylardaki ölçümlerle netleştirecek olsa da, uzmanlar Arap dünyasındaki gıda güvenliği üzerindeki etkinin altı temel sebeple daha ağır olacağı görüşünde.
1. Tarımsal üretimdeki artan kırılganlık
Akdeniz için Birlik bünyesindeki İklim Değişikliği ve Çevre Uzmanları Yönlendirme Komitesi üyesi Dr. Muhammed Abdulmunim, El Niño'nun gıda ihracatçısı ülkelerde üretimi daha da kırılgan hale getireceğini söylüyor. Abdulmunim, "Bu durum, çiftçileri daha az gübre kullanmaya ya da daha yüksek maliyetlere katlanmaya zorladı. Dolayısıyla El Niño kaynaklı herhangi bir kuraklık veya sel, geçmişe kıyasla çok daha büyük üretim kayıplarına yol açabilir" diyor. Dünya Bankası verilerine göre 2026'nın ilk aylarında gübre fiyatları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 35 arttı.
2. Zaten gergin olan küresel gıda piyasaları
Mısır Tarımsal Araştırma Merkezi İklim Değişikliği Bilgi Merkezi Başkanı Dr. Muhammed Ali Fehim, 2015'teki büyük dalganın aksine bugünkü küresel gıda piyasalarının zaten gergin olduğuna dikkat çekiyor. Fehim, "Şimdi ise yüksek enerji maliyetleri, Kızıldeniz'deki sevkiyat sorunları, Rusya-Ukrayna savaşı ve pahalı gübrelerle boğuşuyoruz. Bu yüzden mevcut El Niño, zaten gergin bir piyasayı vuracak" ifadelerini kullanıyor.
3. Nüfus artışıyla büyüyen ithalat bağımlılığı
Son on yılda Arap ülkelerinin nüfusu yaklaşık 50 milyon artarken yerel tarımsal üretim aynı hızda büyümedi. FAO ve Arap Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu raporlarına göre birçok Arap ülkesi tahıl ihtiyacının yüzde 50 ila 70'ini ithal ediyor. Dr. Fehim, "Bu, El Niño nedeniyle küresel buğday veya pirinçte bir daralma yaşanırsa, bölgenin on yıl öncesine göre çok daha kırılgan olacağı anlamına geliyor" diyor.
4. Bölgesel çatışmaların ağırlaştırdığı tablo
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa Sözcüsü Abir Atfa, "Gazze, Yemen, Suriye ve Lübnan dahil olmak üzere bölgede 33 milyondan fazla insan halihazırda gıda güvensizliği ve açlıkla karşı karşıya. El Niño, zaten çatışmalar, ekonomik zorluklar ve iklim riskleriyle mücadele eden gıda sistemleri üzerindeki baskıyı artırabilir" açıklamasını yapıyor. FAO Yemen Ofisi Kıdemli Program Uzmanı Dr. Muhammed Fari, çatışmaların iklim değişikliğine uyum programlarını sekteye uğrattığını belirtiyor.
5. Benzeri görülmemiş ekonomik zorluklar
Çatışma bölgesi dışındaki ülkeler de ciddi ekonomik baskılarla karşı karşıya. Dünya Bankası raporları, gıda ithalatçısı birçok ülkenin yüksek borç, değer kaybeden yerel para birimleri ve bütçe açıklarıyla mücadele ettiğini gösteriyor. Mısır, Tunus, Ürdün ve Lübnan gibi ithalata bağımlı ülkelerde buğday veya bitkisel yağ fiyatlarındaki herhangi bir artış, 2015'e kıyasla hükümetler ve haneler için çok daha sarsıcı olacak.
6. Bölgenin El Niño'ya karşı yüksek hassasiyeti
Dr. Abdulmunim, yerel üreticiler üzerindeki etkinin de daha büyük olacağını vurguluyor. Arap ülkelerinde sebzenin yüzde 95'i, meyvenin yüzde 96'sı, tahılın ise yüzde 36,8'i yerel çiftçiler tarafından üretiliyor. FAO'nun İtalya'daki merkezinde tahıl uzmanı olan Dr. Ala Hamviye, "Arap bölgesi zaten El Niño'nun sıcak noktası. Özellikle Bereketli Hilal'de kış yağışları yüzde 40'a varan oranda azalabiliyor, buğday ve arpa rekoltesi düşüyor, Dicle ve Fırat nehirlerinin seviyeleri geriliyor" diyor.
Uzmanlar, El Niño'nun bölge gıda güvenliği sisteminin dayanıklılığı için gerçek bir sınav olduğu konusunda hemfikir. Dr. Hamviye, "En iyi strateji, etkileri beklemeden öngörmek ve iklim bilgilerini erken tarımsal ve ticari kararlara dönüştürmektir" çağrısında bulunuyor.