Gazze Şeridi'nde zorunlu göçe maruz kalan binlerce lise öğrencisi, üniversiteye giriş için kritik öneme sahip lise bitirme sınavlarını vermekte büyük zorluklar yaşıyor. Çadırlarda elektrik ve internet altyapısının bulunmaması, öğrencileri her sabah sınavlara girebilmek için yeni bir mücadeleye zorluyor.
Al Jazeera Mubasher ekibi, 12. Sınıf fen bilimleri öğrencisi İman Awad'ın bir sınav gününü başından sonuna kadar görüntüledi. İman, her sabah babasıyla birlikte çadırdan ayrılarak sınav salonuna değil, elektrik ve internet bağlantısı olan bir yer bulmaya çalışıyor.
Çadırdan kafeye uzanan sınav yolculuğu
İman ve babası, birbirine bitişik çadırların arasındaki dar patikalardan geçerek internet hizmeti sunan geçici bir kafeye ulaşıyor. Babası, çadırların ders çalışmak için gerekli hiçbir imkana sahip olmadığını, bu yüzden kızının sınavlarına girebilmesi için her gün dışarı çıkmak zorunda kaldıklarını anlattı.
İman, yaşadığı sıkıntının yalnızca kendisine özgü olmadığını, Gazze'deki öğrencilerin büyük çoğunluğunun aynı koşullarla mücadele ettiğini söyledi. İnternet ve mahremiyet eksikliği nedeniyle çadırları terk etmek zorunda kalan öğrenciler, kalabalık ve gürültülü ortamlarda ders çalışmaya ve sınavlara odaklanmaya çalışıyor.
Teknik arızalar ve psikolojik baskı
Öğrencilerin karşılaştığı zorluklar bununla da sınırlı değil. İman, bir sınav sırasında "Wise School" platformunun bağlantısının çalışmadığını, fizik sınavında ise cevapları sisteme yüklemekte büyük güçlük çektiğini ve son dakikada göndermeyi başardığını anlattı.
Babası, bağlantı kopuklukları ve tekrarlanan yükleme denemelerinin neredeyse sınavın kaybedilmesine yol açtığını belirtti. Kendisinin kızının yanında olmasının stresini azalttığını, ancak diğer bazı öğrencilerin cevaplarını gönderemediğini ve ikinci dönem sınavlarını beklemek zorunda kaldığını ifade etti.
Çadırdaki yaşam da başlı başına bir engel. İman, yüksek sıcaklık, sivrisinekler, mahremiyet eksikliği ve uykusuzluğun günlük hayatın bir parçası olduğunu dile getirdi. Elektrik kesintileri ve yetersiz aydınlatma nedeniyle bazen cep telefonunun ışığında ders çalışmak zorunda kaldığını, sınavların art arda gelmesinin ise psikolojik baskıyı iyice artırdığını söyledi.
Bir sosyal girişim olarak kafe
İman'ın sınav için gittiği "Ferrero Kafe"ye vardığında mekan, sınavlara giren veya ders çalışan öğrencilerle doluydu. Zamanla yarışarak boş bir yer arayan İman'a, sınav başlamadan hemen önce çalışanlar tarafından bir masa bulundu.
Kafenin müdürü Sirac Ebu Hilal, buranın ticari bir işletmeden çok, yerinden edilmiş bölgelerde neredeyse tamamen kaybolan internet, elektrik ve şarj hizmetlerini öğrencilere ve uzaktan çalışanlara sunmayı amaçlayan bir sosyal girişim olduğunu söyledi.
Ebu Hilal, kafenin her gün üniversite ve lise öğrencilerinin yanı sıra serbest çalışanları ve e-ticaretle uğraşanları ağırladığını belirtti. Ancak kendilerinin de zayıf internet, çadır içindeki yüksek sıcaklık, aşırı kalabalık ve çok sayıda öğrencinin aynı anda giriş yapmasıyla sınav platformunun yavaşlaması gibi sürekli sorunlarla boğuştuklarını ifade etti.
Bu girişim fikrinin, geçen yıl lise sınavlarına hazırlanan kız kardeşinin aynı koşullarda çektiği sıkıntıları gördükten sonra doğduğunu anlatan Ebu Hilal, mühendislik bilgisini öğrencilerin teknik sorunları aşmasına yardımcı olmak için kullandığını söyledi. Kısıtlı imkanlara rağmen ekibiyle birlikte sınav bağlantılarını takip etmeye, internet paketleri sağlamaya ve kesintilere anında müdahale etmeye çalıştıklarını, böylece öğrencilerin kendi hataları olmayan arızalardan kaynaklanan kayıplarını en aza indirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
İman'ın bir günlük sınav yolculuğu, Gazze'deki binlerce öğrencinin gerçeğini özetliyor. Başarıya giden yol artık yalnızca ders çalışmaktan değil; önce elektrik, sonra boş bir masa ve nihayet sınav sonuna kadar çalışan bir internet bağlantısı bulmaktan geçiyor.