Irak Başbakanı'nın mali danışmanı Mazhar Muhammed Salih, Irak Haber Ajansı'na (INA) yaptığı açıklamada, ülkenin toplam kamu borcunun uluslararası standartlara göre yönetilebilir seviyelerde olduğunu belirtti. Salih, hükümetin önümüzdeki 10 yıl içinde petrol dışı gelirlerin toplam kamu gelirleri içindeki payını yüzde 45'e çıkarmayı hedeflediğini söyledi.
Salih, kamu borcunun değerlendirilmesinde yalnızca borcun gelirlere oranına bakılmadığını, uluslararası kurumların borcun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı, borç servis maliyeti ve devletin gelir yaratma kapasitesi gibi unsurları da dikkate aldığını ifade etti.
Irak'ın borcunun büyük bölümünün iç borç olduğunu, dış borcun ise son yıllarda gerilediğini kaydeden Salih, asıl zorluğun kamu maliyesinin büyük ölçüde petrol gelirlerine bağımlı olmasından kaynaklandığını vurguladı. Petrol fiyatlarındaki herhangi bir düşüşün, toplam borçta büyük bir artış olmasa bile borcun gelirlere oranını yükselttiğini ve bütçe üzerindeki baskıları artırdığını belirtti.
Salih, 2028 yılına kadar vadesi gelecek dış borcun yaklaşık 9 milyar doları aşmadığını, iç borçla birlikte toplam kamu borcunun GSYH'ye oranının yaklaşık yüzde 36 olduğunu açıkladı. Bu oranın, yüzde 60'ın üzerindeki uluslararası eşikle karşılaştırıldığında hâlâ yönetilebilir sınırlar içinde bulunduğunu söyledi.
Mali danışman, 2004 Paris Kulübü anlaşması kapsamındaki bekleyen yükümlülüklerin tamamlanması halinde bu oranın daha da düşebileceğini belirtti. Aralarında Körfez ülkelerinin de bulunduğu yaklaşık 8 ülkeye olan borçların, anlaşma şartları gereği en az yüzde 80'inin silinmesinin beklendiğini ifade etti.
İç borcun 100 trilyon dinarı (yaklaşık 80 milyar dolar) aştığını aktaran Salih, dış borç yönetilebilir seviyelerde kaldığı sürece iç borcun Irak'ın mali bağımsızlığı üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu kaydetti.
Öte yandan Salih, özellikle petrol fiyatlarının düşmesi durumunda mali açığın ve borçlanmaya bağımlılığın sürmesinin, maliye politikasının esnekliğini azaltabileceği ve reform ile finansman ihtiyacını artırabileceği uyarısında bulundu. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) da Irak'ın önündeki temel zorluğun borcun büyüklüğünden ziyade mali açığın kontrol altına alınması ve gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi olduğu görüşünü taşıdığını söyledi.
Hükümetin, şu anda yüzde 10'un altında olan petrol dışı gelirlerin payını 10 yıl içinde kademeli olarak yüzde 45'e çıkarmayı hedeflediğini belirten Salih, bu hedefe ulaşmak için vergi ve gümrük gelirlerinin iyileştirilmesi, mali sistemlerin otomasyonu, vergi tabanının genişletilmesi, özel sektör ve yatırımların canlandırılması ile bankacılık sektörü reformunun planlandığını anlattı.
Salih, bu tedbirlerin mali gerçekliğe tam olarak yansımasının zaman alacağını, ancak likidite sorununun çözümü, petrole bağımlılığın azaltılması ve Irak ekonomisinin dış şoklara karşı direncinin artırılması için en sürdürülebilir yol olduğunu sözlerine ekledi.
Ayrıca, müteahhitler ve çiftçiler gibi özel sektöre olan ve yaklaşık iç borç büyüklüğüne denk gelen mali gecikmiş yükümlülükler bulunduğunu belirten Salih, bunların ödenememesi halinde yasal yollarla iç borç kapsamına alınarak tasfiye edileceğini ifade etti.